4 Nisan 2012

SOSYAL SAKLANMA HOBİSİ ve SOSYALLEŞME FOBİSİ

Yaşamaya Değer (Le Hérrison), Mona Achache, 2009, İtalya

   Çok basit, sade ama duygusal etkisi yoğun bir film. Basit anlamda bir kapıcı (Reneé), zengin bir adam (Kakuro Ozu) ve apartmandaki küçük kız (Palome) arasındaki ilişki irdeleniyor. Her şeyi filme çeken Palome yaklaşan doğum günü için intihar planları yapan tipik önergenlik dönemi kimlik ve değersizlik kargaşası yaşayan bir kızdır. Sürekli olarak ölüm, yaşamın anlamsızlığı, depresyon, kuşatılmışlık kavramlarını sorgulayarak ölümün kendisi için sıradan bir süreç ve aynı zamanda yazgı olduğu fikrini pekiştirmeye çabalar. Palome aslında üzerinde durulması gereken bir karakter. Palome sürekli olarak evde saklanmaya çalışır. Saklanmak onun için nefes almaktır. Müdahaleci aile yaşantısının karmaşasında evde saklanmak için yeri kalmadığında hayatı onu Reneé'ye sürükler. 

   Aynı apartmanda kapıcı olan ama tek mahareti bu olmayan Reneé 16 yıldır dul olan edebiyat kurdu, içe dönük, asosyal, benlik algısı düşük bir karakterdir. Aslında o da toplumdan, apartmandaki çok zengin insanlardan, kendisinden ve yaşayabileceği bütün hayat işaret ve işaretçilerinden kaçmak için evinin içindeki gizli kütüphanesine sığınmaktadır. Saklanmak için evinden başka yeri olmayan bir diğer karakter ise Kakuro Ozu'dur. Apartmandaki çok zengin kişilerden biri olarak bu saklanbaç oyunundan o da yıpranmıştır ve bir gün Reneé'yi görünce sanki hem ebelemiş hem de ebelenmişçesine Tolstoy, Dostoyevski uzantısı düşler kurarak ona yakınlaşmaya çalışır. Bir anlamda Reneé'yi saklandığı yerde keşfeder. Kakuro da devasa malikanesinde tek başına yaşayan ve saklananlardandır. 

   Tam da bu anlamda bakıldığında film üç kişinin birbirini gizlendikleri deliklerde fark etme sürecini anlatır. Baştan söylemiştim ya basit, sade ama duygusu yoğun.

Yönetmenin İzlediğim Filmleri:
Yaşamaya Değer, 2009