7 Kasım 2012

Sinema Bir Mucizedir - Tunç Başaran, Memduh Ün




Sinema Bir Mucizedir, Tunç Başaran, Memduh Ün, 2005


   Film tam olarak bir toplumsal dönüşüm sürecinin bir prototipi olarak karşımıza çıkıyor. 

    İkinci dünya savaşı sonrasında değişen dünya ve değişen Türkiye içinde bir sinemanın, sinemacının, sinema tutkunu bir çocuğun süreçlerini doğal ve etkileyici bir dille izliyoruz. Herkesin sinemaya gittiği, mahalledeki en gencinden en yaşlısına kadar herkesin sinemaya gittiği bir, sinemasal örnekler verebildikleri, batı sineması başta olmak üzere tema, karakter ve kostümlerin iç içe geçerek bu mütevazi halkın hayatlarına yerleşmiş olması o kadar güzel ki. Ama değişen dünya dengeleri ve dönüşen siyasi yapı gereği insanların sinemadan kopuşu da gecikmeden hayata geçecektir. 

    Karizmatik bir karakter olarak Kadir İnanır bu filmde özel bir yere sahip. Hem sinemayı hem de aşkı temsil ediyor. Aslında bu film sinemanın düşsel söylemlerine bir methiye gibi. Ölüyü gerçekte diriltemese de bunu perdede yapacak güce sahip. Ve belki de tam bu noktada insanın aklında böyle mucizevi bir sinemasal süreçlerin geçtiğini söylemek mümkün oluyor.

    Yönetmenleri usta olunca ortaya çıkan ürünün tadı ve tazeliği de bir o kadar güzelleşiyor.

6 Kasım 2012

Hayat Var 2008 Reha Erdem

TERSİNE DÜNYA 1993 - Ersin Pertan



Kadınlarla erkekler yer değiştirseydi, ne olurdu.? Tersine Dünya kadın-erkek kimliklerinin tersine döndüğü, kadınların kabadayı olduğu, erkeklerin evlenmek üzere evden kaçırıldığı, kadınların eve ekmek getirdiği, kısacası tüm rollerin tersine döndüğü eğlenceli bir film

4 Kasım 2012

Sinema Bir Mucizedir - Tunç Başaran, Memduh Ün




Sinema Bir Mucizedir, Tunç Başaran, Memduh Ün, 2005


   Film tam olarak bir toplumsal dönüşüm sürecinin bir prototipi olarak karşımıza çıkıyor. 

    İkinci dünya savaşı sonrasında değişen dünya ve değişen Türkiye içinde bir sinemanın, sinemacının, sinema tutkunu bir çocuğun süreçlerini doğal ve etkileyici bir dille izliyoruz. Herkesin sinemaya gittiği, mahalledeki en gencinden en yaşlısına kadar herkesin sinemaya gittiği bir, sinemasal örnekler verebildikleri, batı sineması başta olmak üzere tema, karakter ve kostümlerin iç içe geçerek bu mütevazi halkın hayatlarına yerleşmiş olması o kadar güzel ki. Ama değişen dünya dengeleri ve dönüşen siyasi yapı gereği insanların sinemadan kopuşu da gecikmeden hayata geçecektir. 

    Karizmatik bir karakter olarak Kadir İnanır bu filmde özel bir yere sahip. Hem sinemayı hem de aşkı temsil ediyor. Aslında bu film sinemanın düşsel söylemlerine bir methiye gibi. Ölüyü gerçekte diriltemese de bunu perdede yapacak güce sahip. Ve belki de tam bu noktada insanın aklında böyle mucizevi bir sinemasal süreçlerin geçtiğini söylemek mümkün oluyor.

    Yönetmenleri usta olunca ortaya çıkan ürünün tadı ve tazeliği de bir o kadar güzelleşiyor.