29 Mart 2013

AMOUR (AŞK) - MICHAEL HANEKE 2012



Ali Reza DÜRÜ


YAŞLILIK DÖNEMİ ÜRPERTİSİ

          Haneke Tavrı

     Şiddetin, insanın içindeki kötülüğün, düşüncesizce yaşamanın, cinselliğin, sadakatsizliğin yönetmeni Haneke bu defa aşk kavramı etrafında dolanmamızı istiyor. Ölümcül oyunlar, Kurdun Günü gibi filmlerinde insanların kötülük yapmak için haklı gerekçelerinin olmasına gerek olmadığını, kimi insanın bunu zevk için de yapabileceğini ifade etmişti. Kötülüğe meylin insanın doğasında var olduğunu, toplumsal yaşantıların bu özelliği daha da pekiştirdiğini ve insanın büyüdükçe kibir, hırs ve yıkıcılığın içine sürüklendiğini görüyoruz onunla. Beyaz Bant filminde Nazi Almanyası öncesinde bir grup çocuğun kötücül eylemlere nasıl bulaştıklarını ve o kuşağın büyüdüğünde dünyanın belki de en yıkıcı toplumsal sürecini nasıl başlatacaklarını vurguluyor. Ekonomik zenginliği olan insanların kendilerini toplumun üzerinde gören kibirli davranışlarını eleştirdiği Kurdun Günü'nde ise tıpkı sosyal bir deney yapar gibi zengin ailenin güçlü figürü olan erkeği öldürtüp geri kalan kadın ve çocukların yaşadığı süreçleri inceler. Kibrin işe yaramadığı ve sosyal açıdan diğer insanlarla eşitlendiği zaman o üsten bakan insanın bir anda nasıl da zavallı bir hale dönüştüğünü çok başarılı şekilde anlatır. Bencillik de bir diğer Haneke kavramı sayılabilir. Benny'nin Videosu filminde tesadüfen öldürdüğü kız arkadaşını soğukkanlı şekilde ortadan kaldırma sürecini ve ailesinin bu yalana ortak olma sürecini anlatıyor. Benny'nin ailesi öldürülen bir kızı ve belki onun ailesini de hiç düşünmemiş ve kendi çocuklarını kurtarabilmek adına olayı yanlış aktarmış ve gizlemeye çalışmışlardır. Cinsellikle iç içe geçmiş sapkın fanteziler ve bunun şiddetle olan ilişkisi ise Piyano Öğretmeni filmine denk gelir. Görüldüğü üzre Haneke'nin kavramları genel anlamda bir çizgisi olan ve birbiriyle ilişkili bir kümeyi oluşturuyor. Peki Aşk'ta neyi sorgulamış ve hangi kavramı merkezine almıştır ?





        Aşkın Hale Etkisi

       Aşkın yukarıda belirttiğim Haneke kavramları arasında farklı bir yere oturduğunu söyleyebilirim. Benzeri bir kavramı Piyano Öğretmeni filminde kullandığını söyleyebilirim, ancak oradaki ilişkinin aşk mı yoksa mazoşizm mi olduğunu tam olarak ayıramıyorum. O filmde sevginin ya da aşkın içinde yoğun olarak karıştırılmış şiddet, kölelik, tutku ve çılgınlık unsurları vardı. Aslında aşk arayan iki iradenin duygusal bir yoğunluktan ziyade saplantı düzeyinde fantezi ve şiddet arayışlarına seyirci olmuştuk. Aşk’taki durum ise bu duygunun bambaşka bir boyutunu irdeliyor. Bu pencereden baktığımızda yönetmen aşkın içinde huzuru, dinginliği, sadakati görüyor ama buna karşılık şiddeti, acıyı ve tutkuyu da ekliyor. Çok içerikli aşkın da bir nevi paradoksal detaylarına vurgu yapıyor. Aşk sanata, savaşa, tarihin bütün akışına etki eden etkili bir duygu olarak sıradan insanların hayatlarında nasıl bir form kazanıyor? Göründüğü kadar güzel mi? Gençliğin aşka akan enerjisi yaşlanınca değişir mi? Bunun gibi sorular etrafında aşkın insan hallerine etkisi yönetmenin çıkış noktası gibi görünüyor. 

     Aşk filmleri, adı aşk olan filmler veya aşkı merkeze alan filmlerin genel çerçevesini genç insanların duyguları oluşturur. Orada burada tanışan çeşitli türden insanların imkansız ve engellerle dolu aşk serüvenleri anlatılır. Haneke filmin adını Aşk koyarak belki de bu yanlışlığa vurgu yapmak ve bu yargıyı kırmak istedi. Aşk sadece gençlerin tekelinde, tutkulu, sürekli sevişilen, olayların ardı arkasının kesilmediği bir yoğunluk değildir. Aşk sevgiyi, sadakati, saygıyı, durgunluğu, bağlılığı da ifade edebilir. Yönetmen bize bu türden bir aşkı resmediyor. George ve Anne seksenli yaşlarında, birlikte yaşayan, üsluplarında oldukça seviyeli, durağan, belli bir kültüre sahip olan ve birbirleri için her türlü fedakarlığı rahatlıkla yapabilecek bir çifti canlandırıyorlar. Bildik aşk ritüellerinin hiç birine değinmeden başka türlü bir aşkı anlatıyor bize. Bu çiftin uzun bir ömrü birlikte geçirmiş ve derin bir tarihi bağlılıkları olduğu için yaşlılık yaşam dönemi açısından durgunluk ve hastalıklarla baş etme sürecine girmişler. Yaşlılık döneminde çokça görülen bellek yitimi, fiziksel yorgunluk, duygusal ve fiziksel çöküntü, sıradan işleri yapmakta güçlük, alışkanlıkları daha çok zorlanarak yapma, toplumsal ve kişisel rollerinde değişme ve bu değişimlere uymakta zorluk, üretkenliğin bitip tüketiciliğin başlaması, beyin hücrelerinde gerileme, ciltte lekelenmeler, görme ve işitme kaybı ve buna bağlı olarak sosyal ilişkilerin zayıflaması, konuşma bozukluğuna bağlı olarak ortaya çıkan anlaşılmama durumu ve bunun yarattığı kaygı ve bütün bunların sonucunda oluşan benlik saygısında azalma gibi süreçlerden geçen yaşlılar aslında hayatlarının tamamını değiştirmek veya uyum sağlamak için çabalamak zorunda kalırlar. Bu yaşlılar için yeni bir durumdur ve bu kadar şeye alışmak kolay değildir. Bu sebeple bu yükün altında ezilme duygusu yaşlılık dönemi depresyonuna yol açabilir. Filmde bunlarla ilgili çok sayıda referans var ve filmsel çatışmanın ana çizgisi de bu hat üzerinden örülü. 



      George ve Anne birbirlerine aşık mıdırlar yoksa sadece sadık veya bağlı mıdırlar veya aşk ileri evrelerde bu forma mı bürünüyor? Ortak geçmişin ve paylaşımların çoğalması sonucu çiftler arasında sadakat duygusunun gelişmesi beklenen bir sonuç aslında. Yaşlanmayla beraber çocukların evden ayrılması ve boş yuva sürecine tekrar girilmesiyle beraber çiftler birbirlerinin duygularını, düşüncelerini, bedenlerini yeniden keşfetme sürecine girerler. Uzun, sorumluluk dolu ve yorucu bir geç yetişkinlikten sonra  yaşanan bu süreç çiftlerin birbirleriyle yaşamaya devam etmesinin anahtarı niteliğindedir. Bir gün birisi hastalanacak ve biri daha önce ölecektir. Dolayısıyla içlerinden birinin bu durumu taşıması, emek sarf etmesi ve yalnız kalması kaçınılmaz, uzak olmayan bir durum olarak görünür. Filmde bu görev George'a düşer. Anne geçirdiği felç sonucu işlev kaybına uğrar, önce yürüme becerisini yitirir, sonra yatalak olur, sonra konuşma yetisinde bozulmalar başlar ve kaldığı odadan bile çıkamayacak hale gelir. Hayatını sosyal bir çevrede aktif bir müzik öğretmeni olarak geçiren Anne için bu durum kolay kabul edilecek bir durum değil elbet. Bütün sosyal rollerini yitirmiş, motor becerileri en aza inmiş, bir odanın içine mahkum kalmış biri olarak benlik saygısı büyük bir sarsılma yaşamıştır. Öte yandan hayat arkadaşının her gün erdiğini, altını ıslattığını, tuvaletini yapamaz duruma geldiğini, konuşamadığını ve bir süre sonra dayanılmaz düzeyde gün boyunca inlemelerine şahit olmak George için ağır bir duygudur. Ve bunların yanı sıra evin bütün sorumluluğunun da kendisine kalması onu fazlasıyla yoracaktır. Her ikisi de bu yeni deneyimle birbirlerine bağlılıklarını yeniden gözden geçirmek durumundadırlar. 

       Ölüm

      Tekerlekli sandalye kullanmak zorunda kaldığı ilk günlerde Anne, George’a böyle yaşamak istemediğini söyler. 80 yıllık özerk hayatını bir anda kaybetmek, muhtaç olmak, tuvalete bile gidememek onun için büyük bir acizliktir ve kabul edilemeyecek bir gerçekliktir. Bu aslında bir anlamda “daha kötüye gidersem, beni öldür” talebi ifade etmektedir. George için böyle düşünmek ne kadar imkansızsa Anne için de bu şekilde yaşamak o denli imkânsızdır. Böylesi bir açmazda zor kararı vermek George’a düşer ama uzun süre buna direnir. Anne’in dayanılmaz ağrılar çektiğine, gün boyu yüreğini sarsan inlemelerine, tamamen izole olduğuna ikna olduğunda hiç beklenmedik bir anda Anne’i yastıkla boğar. O an seyirci sarsılır. Aşık olduğu hayat eşini boğan bir adam! Şimdi gözümüzde bir katil midir, fedakar biri mi yoksa ne yaptığını bilmeyen bir ihtiyar mı? Bu nokta çok tartışılan bir nokta, ama bana kalırsa George’un yaptığı şey eşinin ölümüne yardımcı olmaktır. Yaşayamayan ve ölemeyen birinin arafta kalışının dayanılmaz çelişkisi ve sancısına daha fazla seyirci kalamamıştır. Her gün acılar çeken eşine baktıkça içi kanamaktadır. Hatta eşini boğduktan sonra pencereden eve giren güvercini de boğması aslında kendi içindeki suçluluk duygularıyla baş edemediğinin ve bunu yansıtıcı savunma mekanizmasıyla başka bir canlıya yönelttiğinin göstergesidir. Çünkü her ne kadar amacı karısının acılarını dindirmek olsa da yaptığı davranışı kabul etmesi kolay değildir. Tabi bu durum öldürmek her zaman cinayet midir, ötenazi bir hak  mıdır gibi soruları da düşündürüyor. 

     Ölüm kavramı yaşlılık döneminin baş ucunda durur her zaman. Ölüm yalnızlığın, umutsuzluğun, kaybın  yok oluşun süreci olarak her yaşlı bedende psikolojik ve sosyolojik çürümeye neden olur. Ölümün yaşlı bireyde bir ürperti ve kaygı yarattığı araştırmacılar tarafından vurgulanmıştır. George için çok farklı bir hayat başlamayacaktır, o da kısa bir zaman sonra bütün yaşantıları hayat çuvalının içine atıp ölecektir. 

26 Mart 2013

PİETA (ACI) - KIM KI DUK 2012


Ali Reza DÜRÜ

SOĞUKKANLI ŞİDDETİN ANATOMİK DENGESİZLİĞİ 



     Koreli yönetmenin Boş Ev filmini izlediğim günden bu yana yıllardır sıkı bir takipçisiyim. Eserlerinde acı, intikam, merhamet, cinsellik, şiddet, duygusal küntlük, arayış temalarını müthiş bir perspektifle işliyor ve bütün bunları yaparken karakterlerinin soğuk kanlı oluşları da ayrıca etkiliyor. Kore'den dünyaya açılan bu çekik gözlü kısa boylu adamların yaşantıları öylesine etkili bir hikayeyle karşımıza çıkıyor ki ona duyarsız kalmak imkansızlaşıyor. Karakterlerin mekansız davranışları, ailesiz yaşamları, özgür bireyler olarak kendi seçimlerinin sonuçlarını yaşamalarından kaynaklanan hikayeler bunların bir kısmı. 

    Yukarıda belirttiğim ailesiz olma durumu belirginliği Acı filminde tamamen somutlaşıp hikayenin ana kurgusu haline dönüşüyor. Ailesine ne olduğunu bilmediğimiz ama ailesiz olduğundan emin olduğumuz bir karakterin tefecilerin elinde merhametsizce ve zalimce davranışlar ortaya çıkarmasına tanık oluyoruz. O rastgele bir seçim değil, aile kurumunun olmayışını kendi çıkarları için avantaja çeviren tefecilerin profesyonel bir seçimi. Film boyunca faize binmiş borçlarını ödeyemeyen küçük atölye sahiplerinin maruz kaldığı şiddet sahnelerini izliyoruz. Her atölye sahibinin bir eşi, çocuğu veya annesinin olması da yönetmenin aile kavramını kontrast hale getirmeye çalıştığını gösteriyor. Ailesinin gözü önünde tecavüze uğrayan, bacağı kırılan, parmakları koparılan, yüksek katlı binalardan atılan ve çoğu yaralama veya cinayetle sonuçlanan bir sürü şiddet eyleminin perde arkasında intikam duyguları da yer alıyor.  Kendini hiç sorgulamadan bu kadar kötülüğü yapan karakterin ailesi olmadığı için şiddet gören atölye sahipleri aynı acıyı ona yaşatamıyor ve doğal olarak intikamlarını alamıyorlar. Yönetmenin bir çok filminde gördüğümüz "kısasa kısas" vurgusu bu filmde de kendini gösteriyor. Ona göre intikam duygusunda da bir adalet olmalı ve mutlak bir eşitliği içermeli. Acı duygusunu yaşayan atölye sahipleri bu duruma hep annelerinin veya eşlerinin yanında maruz kaldıkları için  aynı acıyı bu kimsesiz adama yaşatma şansları kalmamıştır ve bu da atölye sahiplerinin farklı bir acısı haline dönüşür.




     Bir gün bir kadın karşısına dikilir ve onun annesi olduğunu iddia eder. Kimsesizliğe alışmış ve kimsesizliği kendi profesyonel mesleğiyle bütünleştirmiş olan adam ise bu durumu kabul etmek istemez, çünkü hafızasının en kuytu köşesinde bile böyle bir hatıra veya bilgi yoktur. Anne, baba veya aile denilen şey onun yaşam tarzının, değer yargılarının ve algısının çok uzağındadır. Annesinin vajinasına dokunarak "Ben burdan mı çıktım, öyleyse istersem içeri girebilirim" diyerek annesine tecavüz eder. Filmin değer yargılarımızı en çok zorladığı sahnelerden biriydi bu. Yönetmen bu noktada değer yargılarımızı ve tutumlarımızı sarsmayı ve bizi rahatsız etmeyi çok iyi başarıyor. Kadının bu sahnede gözlerindeki acı ifadesi ama buna rağmen karşı koymayışı da sahneyi daha karmaşık hale getirmiş. Kadının kazak örerek, yemek yaparak ve diğer annelik ritüellerini gerçekleştirerek anne olduğuna ikna eder. Filmin her karesinde, mutluluk rolü yaptığında bile, kadının yüzünde can yakıcı bir acı ifadesi vardır. O ifadenin içinde buğulu, sırlı, gizemli ve merak uyandıran bir ifade var ve bu ifade filmin çözüm noktasında seyircinin çok işine yarıyor.  Yüzündeki o belirsiz acı ifadesi kimi zaman onun gerçekten bir anne olup olmadığını sorgulamamıza yol açıyor, kimi zaman da oğlunun içine düştüğü duruma verdiği tepki olarak algılanıyor. Ama her iki görüşte de ortada bir sorun olduğu ve bir şeylerin yolunda gitmediği konusunda bir düşünce yaratıyor. Kadının yüzündeki anlamda gizlenmiş olan sır, yine bir Kim Ki Duk tarzı olan "kısasa kısas" tarzı bir dışavurumla ortaya çıkıyor. Bu dışavurum da filmin sonunda anlaşılacak başka bir gerçeğin muştusunu üstleniyor. Bir annesi olduğuna ikna olan adam ise zamanla dönüşüm yaşamaya, insani davranışlar sergilemeye, bağışlayıcı olabilmeye ve şiddetten uzaklaşmaya başlıyor. Burada sevgisizliğin doğurduğu sonuçlardan sıyrılmanın bir yolu olarak şefkat görmenin bir yol olabileceği vurgusu var. Nitekim insani özellikler taşımaya başladığı için patronu tarafından dövülerek işinden kovulur ve yine ebeveynleri olmayan sahipsiz bir başka erkek aynı işin başına getirilir.

     Kentin yükselen gökdelenleri, göz kamaştıran otoyolları, lüks yaşam standartları arsında sıkışıp kalmış bir grup atölye sahibinin yoksulluğu, çaresizliği, yoksunluğu ve paranın karşısında onurlarının kırılması ise filmin bir başka dokusu. Küçücük çalışma alanlarında emek vererek küçük paralar kazanmaya çalışan ama eline düştükleri tefeciler tarafından hoyratça ve zalimce örselenen bu insanlar ödeyemedikleri senetler karşısında bedenlerinden bir parçayı veya bedenlerinin tamamını feda etmek zorunda bırakılırlar. Bedenlerinin zarar görmesi karşısında sigortadan alınacak tazminatla tefeciye olan borçlarını silmeyi düşünmek zorunda kalan bu insanlar kendilerini değersiz ve anlamsız hissederler. Sigortadan alınacak para o kadar önemlidir ki kimileri sigortadan kalacak parayla ailesini geçindirmeyi bile planlar. Gitar çalan bir gencin parmakları koparılmadan hemen önce son defa gitar çalmak istemesi çok güzel bir sahneydi. Sigortadan para alınabilmesi için kişinin ölmemesi sadece yaralanması gerektiği için o nokta çok ince çizgilerden oluşur. Çok yüksek bir binadan atılmaları ölümle sonuçlanabileceği için riskli bir ceza şekli mesela. Zalimin bu tür ayrıntılara dikkat etmesi gerekir. 

     Acı duygusu filmin bütününe yayılmıştır. Canı acıyanlar, can acıtanlar, canı fiziksel olarak acıyanlar ve duygusal olarak acıyanlar şeklinde detaylandırılabilir. İnsanın aklına temel felsefi soru geliyor: insan özünde körü müdür? yaşadıkları mı insanı kötü yapar? Bu soruların cevapları uzun ve ayrıntılı tabi ama Kim Ki Duk'un karakterlerinin genel anlamda kötülüğe meyilli olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.  





25 Mart 2013

KELEBEĞİN RÜYASI - YILMAZ ERDOĞAN 2013



Ali Reza DÜRÜ

KELEBEĞİN RÜYASI İÇİN AĞIT



     Yılmaz Erdoğan'ın Vizontele başarısından sonra çektiği en oturaklı film olduğu kesin.  Türkiye sinemasında eşine uzun süre daha rastlanmayacak bir giriş sahnesiyle aklımızda hep kalacak. Eşeğin gözlerindeki parlayan ışığın giderek büyümesi ve sonra bir maden ocağı görüntüsüyle başlayan film seyirciyi ilk dakikalarda büyülüyor. Doğal olarak filmin gidişatıyla ilgili olarak da çeşitli öngörülerde bulunmamıza yol açıyor.

    Nuri Bilge Ceylan ve Bahman Ghobadi'yle çalışmış bir Yılmaz Erdoğan'ın ne tür bir dönüşüm yaşadığını hep çok merak etmiş ve çekeceği ilk filmi bu yüzden sabırsızlıkla beklemiştim. Nitekim bu sürecin sonundaki daha ilk filminde ciddi bir değişim içinde olduğunu gördüm. Filmin görüntü yönetimi, oyunculuk ve ana kurgunun akış çizgisi yönünden Erdoğan'ın kendini geliştirdiği açıkça görülüyor. Bunun yanında şairlerin hayatlarına ve onlara dair çoğu eserlere gönülden ve olumlu bir yaklaşım içinde oluşumdan da kaynaklı olarak filmi olumlu bir yargıyla izledim. Belçim Bilgin'in kötü ve kulak tırmalayan kahkahaları dışında oyunculuk açısından rahatsızlık yaratan bir unsur yoktu. Şairlerin tamamı ilgili, meraklı, şiiri yaşayan, yaşadığını şiire ulaştıran, şiirle aşık olan, aşkla şiire varan karakterler. Verem mikrobunun bulaşmasıyla beraber hayatları da tamamen değişiyor tabi, şiiri hayata yazan bu genç şairler hastalıktan sonra şiiri duvarlara yazmaya başlıyor. Varlık Dergisi'nde şiirlerinin yayınlanması onlar için en büyük hayal, ama hayatlarına bulaşan mikrop onları gencecik yaşta yok edip atacak ve onlar adı bilinmeyen şairler olarak tarihin gizli hatıra defterinde sadece açanların bilebileceği kişiler olarak yerlerini alacaklardır. Sonuç olarak bir dönemi anlatan bu film, kimi yerlerde arka fonda bir savaşın ayak seslerini de bize ulaştırıyor ama en çok da yer üstündeki savaşın. Halbuki filmin açılış sahnesinde yer altında hiç fark edilmeden yıllardır süren başka bir savaşın görüntüleri yer almıştı. Erdoğan'ın o sahneyi gerçekçi bir güzelleme olarak kurduğu ve aslında filme dair daha ilk dakikada oluşan beklentiye cevap veremeyeceğini yine kendi eliyle anlatıyor. Aslında filmi çekerken kafasının karışık olduğu hissini de yaratan bu ilk sahne, aynı zamanda yönetmenin fikirsel cesaretsizliğinin de sonucu olabilir. Maden ocağını gösterip sonra da orayı bir fantezi haline getirme çabası ancak böylesi bir pasifliğin sonucu olabilir. Çünkü üst perdede aşkı, aşka dair şiirleri ve bu madenlerde oluşmuş verem mikrobunu (bu iki şair de maden işçisi değildir) anlatmak zannediyorum hazmedilmesi daha kolay konular olmuştur.

     Kelebeğin Rüyası, rüya açısından arkasından ağıt yakılacak cinsten bir film olmuş.    

   


KAR BEYAZ - SELİM GÜNEŞ 2010

Ali Reza DÜRÜ


TAŞRANIN BİTİMSİZ BEKLEYİŞİ


     Minimal etkilerle toplumsal gerçekçi yaklaşımı birleştirmeye çalışan Kar Beyaz filmi taşra hayatının sessiz bekleyişine ortak ediyor seyirciyi. Filmin başından sonuna her şey mutlak bir sessizlik ve bekleyiş içindedir ve neyin beklendiği kimi zaman belli değildir. Gelen geçen arabalara ayran satmaya çalışan Hasan yolcu bekler, dağ başındaki kahvehanedeki adam mektup bekler, sakallı ve yaşlı amca müşteri bekler, Hasan'ın hapisteki babası özgürlük bekler, Hasan'ın annesi çocuklarına ve eşine kavuşacağı zamanı bekler, Hasan'ın iki küçük kardeşi Hasan'ın eve dönmesini ve getireceği yiyecekleri bekler, köye atanan mühendis köye ulaşmayı bekler,  ağaçların yaprakları kışın bitmesini ve çiçek açacağı mevsimi, kurtlar ormanda kaybolacak sahipsiz bir çocuğu, kuşlar sesine yankı verecek başka kuşları bekler. Dedim ya her şey müzmin bir bekleyişin soğukkanlı suretlerinde doğanın kendilerine verdiği rolleri oynamak için beklemektedir.

     Böylesi minimal ve az hareketli filmlerde ekranda hareket görmeye alışmış seyirciler genel olarak hayal kırıklığı yaşarlar. Doğanın içindeki saklı hareketi görmeyenlerin insanların  hareketsizliğine anlam yüklemeleri oldukça zordur. Yaşar Kemal'in söylediği bir gerçeği hatırlatmak gerek :"Ben doğayı abartmıyorum, doğa zaten abartılı." Gerçekten de doğayı, yaşamın durgunluğunu fon olarak değil ana unsur olarak kullanan filmlerin bu gerçekliği hep gözden kaçar. Ama doğanın hayatımızın içinde bütün canlılığı, hareketliliği, devinimiyle yer aldığını görmektedir mesele. 

     Yönetmenin başarısı açısından zayıf sayılabilse de geleceğe dair çok daha iyi filmler çekebileceği umudunu yaratıyor insanda. Kar beyaz görüntü kalitesi ve güzel müzikleriyle de akılda kalıcı olmayı başarıyor. 

24 Mart 2013

GADJO DILO (ÇILGIN YABANCI) - TONY GATLİF 1997


Ali Reza DÜRÜ


HAVUZA DÜŞEN DAMLA


     Yıllardır Emir Kustarica bakışıyla Roman kültürü, dansları, yaşantıları ve müziklerine tanıklık ediyoruz. Kustarica'nın mizahi ve gerçeküstü karakterleri yerine Tony Gatlif'in karakterleri daha sahici. Gadjo Dilo aslında bir birey - topluluk çatışmasını anlatıyor. Ötelenmiş bir topluluğun içine girmeye çalışan bir "yabancının" grup tarafından nasıl dışlandığını, kendilerini koruma güdüsüyle "yabancı" olana nasıl saldırdıklarını anlatıyor. Çünkü hayat boyunca hep yabancılardan zarar görmüşler. Tarih bunun örnekleriyle dolu ve gelecek tarih belki de bu örneklerle dolu olacak. Bu nedenle yabancılara karşı gösterdikleri grup tavrı çok anlaşılır.

     Filmin bütün karakterleri kendi kültürlerine sahip çıkarken, öte yandan başka olana karşı ortak bir tavır içindedirler. Toplumsal boyutlarıyla bakıldığında toplumların bütün katmanlarında görülebilecek bir gerçeklik olarak çıkıyor karşımıza. Romenlerin müzikle ve dansla olan ilişkisi de filmde görünür düzeyde. Korkoro (özgürlük) adlı filminde de aynı temalar etrafında dolanan yönetmen kendini bu toplumsal yapının her detayını anlatmaya adamış gibi görünüyor. 



20 Mart 2013

Klostrofobik Filmler


  • Afiş
    1. Buried (2010)
    Toprak Altında
    7.0 (75,139 Oy)
    Yönetmen: Rodrigo Cortés
    Oyuncular: Ryan Reynolds, José Luis García Pérez, Robert Paterson, Stephen Tobolowsky, Samantha Mathis
    Açıklama: Gözlerini aç. Irak'ta toprağın 2 metre altında kapalı bir yerdesin. Sadece 90 dakika daha soluk almana yetecek kadar hava var. Dış dünyayla tek temasın, pek iyi çekmeyen ve şarjı da bitmek üzere olan gizemli bir cep telefonu. Her geçen saniye ölüme bir adım daha yaklaşıyorsun...

    Ailesine bağlı bir kamyon sürücüsü olan Paul Conroy eski ahşap bir tabuta CANLI CANLI GÖMÜLMÜŞ halde uyanır. Buraya onu kimin neden koyduğunu bilemese de, bu karabasandan kurtulmasına yardım edebilecek tek şey elindeki cep telefonudur. Zamana karşı verdiği bu savaşta en büyük düşmanları telefonun iyi çekmemesi, şarjının az kalması ve havasızlıktır: Paul'ün elinde buradan kurtulması için sadece 90 dakika vardır...
  • Afiş
    2. Pontypool (2008)
    Pontypool: Öldüren Kelimeler
    6.7 (11,851 Oy)
    Yönetmen: Bruce McDonald
    Oyuncular: Stephen McHattie, Lisa Houle, Georgina Reilly, Hrant Alianak, Rick Roberts
    Açıklama: Mazy, Pontypool kasaba radyosunda program yapmaktadır. Kasabada korkunç şiddet olayları olduğu şeklinde söylenti yayılmaya başlar. Radyo ekibi, bu söylentilerin İngilizceyle yayılmış bir virüsten kaynaklandığını anlar. Kurtarılma ümidiyle yayını sürdürürken, acaba radyo dalgalarıyla virüsün yayılmasına yardım mı etmektedirler?
  • Afiş
    3. 127 Hours (2010)
    127 Saat
    7.7 (156,616 Oy)
    Yönetmen: Danny Boyle
    Oyuncular: James Franco , Kate Mara , Amber Tamblyn , Sean Bott , Koleman Stinger
    Açıklama: Dağcı Aron Ralston'un başından geçenlerin gerçek hikayesi...

    Genç bir dağcı olan Aron, Utah yakınlarında büyük bir kaya parçasının arasına sıkışır. Bundan sonra yapacağı tek şey vardır oradan kurtulup onları gerçekten sevdiğini gösteremediği anne ve babasına kavuşmak. Olay sırasında az su ve yemeği olan dağcı, yaşadıklarını bir video kamera ile çekip kendini bu yolla rahatlatmaya çalışıp zaman zaman halüsinasyonlar görüyor. Hayatı için bir çeşit tuzağa dönüşen bu olayda Aron, soğukkanlı olması gereken şoke edici bir çözüm yolu bulur.
    Bu yol da; bu olayda hayatını mı yoksa tek kolunu mu kaybetme kararını vermekten geçiyordur...
  • Afiş
    4. Alien (1979)
    Yaratık
    8.5 (306,139 Oy)
    Yönetmen: Ridley Scott
    Oyuncular: Tom Skerritt, Sigourney Weaver, Veronica Cartwright, Harry Dean Stanton, John Hurt
    Açıklama: Görevini tamamlayarak Dünya'ya dönmeye hazırlanan kargo gemisi Nostromo'nun beş erkek, iki kadın ve bir kediden oluşan mürettebatı özel kabinlerinde uykudadır. Bilgisayarların çevredeki bir gezegende yabancı bir yaşam türü tespit etmeleri üzerine uyandırılırlar. Yasalar, akıllı olabilecek her canlının araştırılmasını emretmektedir. Dallas (Tom Skerritt), Lambert (Veronica Cartwright) ve Kane'den (John Hurt) oluşan ekip, gezegene gittiğinde terk edilmiş bir uzay gemisiyle karşılaşır. Buldukları yumurta benzeri organizmaları incelerken, bir tanesi kırılır ve yengeç benzeri bir yaratık Kane'in yüzüne yapışır. Ekip gemiye döndüğünde Ripley (Sigourney Weaver), Kane'i içeri almakta tereddüt eder. Karantina kuralları çok açıktır. Fakat mürettebat, arkadaşlarını kurtarmak için bu sorumluluğu alır.
  • Afiş
    5. Aliens (1986)
    Yaratık 2
    8.4 (278,089 Oy)
    Yönetmen: James Cameron
    Oyuncular: Sigourney Weaver, Carrie Henn, Michael Biehn, Lance Henriksen, Paul Reiser
    Açıklama: "The Abyss" ve "Terminator 2"nin yönetmeninden...

    Nostromo'dan tek sağ kurtulan Ripley'ın kaçış modülü uzay boşluğunda 57 yıl boyunca sürüklenmiştir. Kendisini kurtaranlar hikayesine inanmayınca şaşkına döner. Daha sonra bir koloninin yerleştiği yabancı gezegenle tüm iletişim birden kesilir. Ve şirket, Ripley'den LV - 426'ya gönderilen yüksek teknoloji ürünü teçhizatlarla donatılmış komandolara eşlik etmesini ister; ancak Ripley bu teklifi kabul etmez.
  • Afiş
    6. Alien³ (1992)
    Yaratık 3
    6.4 (126,589 Oy)
    Yönetmen: David Fincher
    Oyuncular: Sigourney Weaver, Charles S. Dutton, Charles Dance, Paul McGann, Brian Glover
    Açıklama: Serinin ikinci filmi olan "Aliens"da bıraktığımızda Ripley, Bishop ve Newt uzay marinlerinin de yardımıyla uzaylı yaratıklardan kurtulmayı başarmış ve kendilerini dondurarak bir uzay gemisi ile yola çıkmışlardı.

    Bu filmde, gemileri Fiorina 161 isimli hapishane gezegenine varır. Çarpışmadan Newt ve Bishop sağ çıkamazlar oysa Ripley'in yanısırai, en büyük kabusu tüm yolculuk boyunca onlara gizlice eşlik etmiştir.

    Hapishane gezegeninde hiç bir tip silaha izin verilmez. Sakinleri ise eski katil ve tecavüzcülerin oluşturduğu dini bir kültün hakimiyetindeki bir mahkum kolonisinde yıllardır yaşam savaşı verdikleri için aralarına yeni katılan korkunç düşmanla savaşacak cesarete sahiptirler.

    Serinin, David Fincher tarafından yönetilen ve en çok eleştirilen bu üçüncüsünde, eski bir düşman ve alışık olmadığımız türden klostrofobik bir atmosfer bizleri bekliyor. Bir de hiç kuşkusuz, kalp atışlarımızı hızlandıracak bir gerilim.
  • Afiş
    7. Alien: Resurrection (1997)
    Yaratık: Diriliş
    6.2 (105,239 Oy)
    Yönetmen: Jean-Pierre Jeunet
    Oyuncular: Sigourney Weaver, Winona Ryder, Dominique Pinon, Ron Perlman, Gary Dourdan
    Açıklama: Ölümünün üzerinden 200 yıl geçen Lt. Ripley, bir grup bilimadamı tarafından klonlanarak tekrar yaratıklarla savaşması için meydana getirilmek istenir. Fakat Lt. Ripley yeni yaratıklarla gelir. Bir grup kaçakla birlikte çalışması gereken Ripley, dünyayı ele geçirmeye çalışan yaratıklara karşı koyacaktır.
  • Afiş
    8. Cube (1997)
    Küp
    7.4 (93,438 Oy)
    Yönetmen: Vincenzo Natali
    Oyuncular: Maurice Dean Wint, David Hewlett, Nicole de Boer, Nicky Guadagni, Andrew Miller
    Açıklama: Bir polis, profesyonel bir hırsız. Matematik dahisi bir öğrenci. Bir psikolog. Yetişkin bir otistik...

    Altı yabancı kendilerini gündelik yaşamlarının dışında gerçekdışı bir hapishanede bulur. Öldürücü bubi tuzaklarıyla donanmış ve birbirleriyle kenetlenmiş kübik odalarla dolu donanmış bir labirent. Hiçbiri neden ve nasıl hapsolduklarını bilmemektedir. Ancak herbirinin kurtuluşlarını sağlayacak özel bir yeteneği olduğu anlaşılır.

    Bu şeytani labirenti kim ve neden yaratmıştır? Cevaplanmamış sorunlar bir yana, kişilik ve güç çatışmalarıyla gerilim artmaktadır. Bu ölümcül tuzaktan kurtulmanın tek yolu işbirliği yapmalarıdır ve zaman azalmaktadır.
  • Afiş
    9. The Descent (2005)
    Cehenneme Bir Adım
    7.3 (95,114 Oy)
    Yönetmen: Neil Marshall
    Oyuncular: Shauna Macdonald, Natalie Jackson Mendoza, Alex Reid, Saskia Mulder, MyAnna Buring
    Açıklama: Altı kız arkadaş mağara inişi yapacakları korkusuz bir tatil için bir araya gelmişlerdir. Beklenmedik bir kayanın düşüşü girdikleri mağarada çıkış yollarını kapatır. Labirenti andıran tünellerde çıkış yolunu ararlarken, kendilerini bir anda karanlıkta yaşamaya adapte olmuş aç ve saldırgan yaratıkların avı olarak bulurlar.

    Diğerleri hayatta kalmak için savaşırken, Sarah (Macdonald), yakın zamanda ailesinin ölümü ile girdiği yalnızlık sendromundan henüz kurtulamamıştır. Arkadaşlar arasındaki eski sırlar ortaya döküldükçe, birbirlerine sırtlarını dönmeye başlarlar. İhanete uğramış ve çaresiz bir durumdayken Sarah, hayatta kalmak için tek yapmaları gerekenin en az yaratıklar kadar vahşi olmak olduğunu anlar.
  • Afiş
    10. Das Experiment (2001)
    Deney
    7.8 (47,391 Oy)
    Yönetmen: Oliver Hirschbiegel
    Oyuncular: Moritz Bleibtreu , Christian Berkel , Oliver Stokowski , Wotan Wilke Möhring , Stephan Szasz
    Açıklama: Deney, bilim adına bir oyun olarak başlar. 20 adam; iki hafta; 4000 Mark para uğruna bir oyun oynarlar. Oyun yapay olarak oluşturulmuş bir hapishanede insanın saldırgan davranışlarının araştırılmasıdır.

    8 kişi gardiyan, 12 kişi mahkum olur. Mahkumlardan kurallara uymasını isteyen gardiyanlar bunu sağlamak için şiddet uygulamak dışında herşeyde serbesttir.

    Oyun oynanmaya başlar ve olaylar karışık boyutlara ulaşır... Hem de çok karışık.
  • Afiş
    11. The Experiment (2010)
    Deney
    6.3 (22,527 Oy)
    Yönetmen: Paul Scheuring
    Oyuncular: Adrien Brody , Forest Whitaker , Cam Gigandet , Clifton Collins Jr. , Ethan Cohn
    Açıklama: Alman yapımı aynı adlı filmden uyarlanan bu filmde 26 kişi, psikolojik bir deney için gardiyan ve mahkum rolünü oynamaya başlarlar... Deneyin devamında olaylar karmaşık bir boyuta ulaşacak ve kontrolden çıkacaktır
  • Afiş
    12. Das Boot (1981)
    Denizaltı
    8.4 (102,820 Oy)
    Yönetmen: Wolfgang Petersen
    Oyuncular: Jürgen Prochnow , Herbert Grönemeyer , Klaus Wennemann , Hubertus Bengsch , Martin Semmelrogge
    Açıklama: 1979 yılında çekilmiş 1981 yılında vizyona giren, İkinci dünya savaşında u 96 adlı tip 7 sınıfı alman U-boot mürettebatın konu alan film. Propaganda unsuru taşımaz. Wolfgang Peterson yönetmenliğinde Almanca çekilen film yaklaşık 6 saatir. Savaşta Alman denizcilerin hayatlarını içinde bulundukları psikolojik durumu görsel bir anlatış biçimiyle dile getirmektedir. 1980'deki galasında zamanın ünlü isimleri filmi sonunda Wolfgang Petersonu ayakta alkışlamıştır. Diğer savaş filmlerinde olmayan savaşın insancıl boyutunu ortaya çıkartmıştır.

    2.Dünya Savaşın'da görev yapan U-96 tipi bir Alman denizaltısı Atlas Okyanusu'ndaki normal devriye görevine çıkar.Gemide görevli personel haricinde bir subay da denizaltında yaşananları kaydetmek için sefere katılır.

    Gemi normal seyrinde iken okyanusta detroyer koruması olmadan seyreden 5 gemilik bir filoyla karşılaşır.Kaptan biraz tereddütden sonra saldırı emri verir.Fakat o anda,saldırı öncesi göremedikleri bir destroyerin üzerlerine saldırdığını görürler.Dibe dalarak kaçmaya çalışsalar da destroyer peşlerini bırakmaz.Muhabir subay herşeyin bittiğini ve kurtuluş imkanı kalmadığını düşünerek uykuya dalar.Uyandığında herşeyin normale döndüğünü ve destroyerden kurtulduklarını görür.Bu olaydan sonra karargah tarafından asıl üsleri olan La Rochelle yerine Cebelitarık'dan geçerek İtalya'da La Spezia limana dönmeleri emredilir.Daha öncesinde 2.dünya savaşında tarafsız olan ispanya'da tedarik için alman gemileri ile buluşacaklardır
  • Afiş
    13. Unknown (2006)
    Bilinmeyen
    6.5 (18,554 Oy)
    Yönetmen: Simon Brand
    Oyuncular: James Caviezel, Greg Kinnear, Bridget Moynahan, Joe Pantoliano, Barry Pepper
    Açıklama: The Usual Suspects, Memento, Reservoir Dogs... bu filmleri sevdiyseniz Unknown'u da seveceksiniz.

    Konusu itibarıyle Tarantino'nun ilk filmi 'Reservoir Dogs' u hatırlatan Unknown, son zamanların başarılı birçok genç oyuncusunu bir araya getiriyor. 'The Passion of the Christ' da canlandırdığı İsa rolüyle çıkış yakalayan Jim Caviezel, 'As Good As It Gets'in Oscarlı oyuncusu Greg Kinnear, 'Law and Order', 'Numbers' gibi dizilerin yanında 'Wrong Turn' gibi filmlerde de boy gösteren Jeremy Sisto, 'the Sopranos' ile ününe ün katan Loe Pantoliano ve Hollywood'un yeni gözdelerinden 'I. Robot' da Will Smith'e eşlik eden Bridget Moynahan...

    Beş yetişkin erkek bir depoda uyanırlar. Aralarında yaralı olan da vardır, bir sandalyeye bağlı olan da. İçlerinden hiçbiri, olanlar hakkında en ufak bir şey hatırlamamaktadır. Oraya nasıl geldiler? Niçin oradalar? Kim onlar? Kesin olan tek şeyse, içlerinden bazılarının 'iyi adam' bazılarının 'kötü adam' olduğudur.
  • Afiş
    14. [Rec] (2007)
    Rec: Ölüm Çığlığı
    7.6 (78,147 Oy)
    Yönetmen: Jaume Balagueró , Paco Plaza
    Oyuncular: Manuela Velasco , Ferran Terraza , Jorge-Yamam Serrano , Pablo Rosso , David Vert
    Açıklama: TV muhabiri Angela ile kameramanı Pablo, itfaiyecileri konu alan bir program yaptıkları sırada gelen bir ihbar üzerine, itfaiyeyle beraber ihbarın geldiği eve giderler.

    Yaşlı bir kadının ev kazası geçirdiğini sandıkları olayın gerçeklerden çok uzak ve dehşet verici boyutlarda olduğunu eve vardıkları zaman öğreneceklerdir.

    İspanya sineması, korku sinemasına farklı boyutlar getirmeye devam ediyor. Bu anlamda görüntülerini bütünüyle filmdeki kameraman Pablo’nun çekimlerinden izlediğimiz , Jaume Balagueró ve Paco Plaza?nın birlikte yazıp yönettiği, birçok organizasyondan ödüller ayrılmış dikkate değer bir korku/gerilim örneği.

    The Blair Witch Project ile ortaya çıkan, Cloverfield ve The Last Horror Movie gibi örnekleriyle de devamı gelen standart el kamerası çekimiyle çekilen film, yarattığı ürkütücü atmosfer ve özellikle gerilimin tavan yaptığı son 15 dakikasıyla klasikler arasına girmeye aday.
  • Afiş
    15. [Rec] ² (2009)
    Kayıt
    7.6 (77,685 Oy)
    Yönetmen: Jaume Balagueró, Paco Plaza
    Oyuncular: Jonathan Mellor, Óscar Zafra, Ariel Casas, Alejandro Casaseca, Pablo Rosso
    Açıklama: The Blair Witch Project ile ortaya çıkan, Cloverfield ve The Last Horror Movie gibi örnekleriyle de devamı gelen standart el kamerası çekimiyle çekilen Ölüm Çığlığı filminin devam filmi olan Rec 2, ilk filmdeki çekim tekniğini çoklu kamera ile devam ettirerek ilk filmdeki heyecanı sürdürmeyi başarıyor...

    Karantinaya alınan binanın içinde kapana kısılmış insanlarla iletişimin kesilmesi üzerinden henüz bir kaç dakika geçmiştir. İçeride neler olduğunu kimse tam olarak bilemez. Dışarıda ise kargaşa hakimdir...

    Binaya girmek ve durumu incelemek Özel Harekat Birimi için çok basit bir görevdir aslında. Ama hepimizin bildiği gibi, görünürdeki durum yanıltıcıdır. Karantina altındaki binadan çıkış yasaktır ve ekip binada hiç bilmediği bir tehlikeyle baş başa kalır...
  • Afiş
    16. Panic Room (2002)
    Panik Odası
    6.8 (121,746 Oy)
    Yönetmen: David Fincher
    Oyuncular: Jodie Foster , Kristen Stewart , Forest Whitaker , Dwight Yoakam , Jared Leto
    Açıklama: Meg Altman kocasından yeni boşanmış orta yaşlı bir kadındır. 11 yaşındaki kızı ile birlikte Manhattan'daki görkemli bir eve taşınırlar. İçinde asansörü de bulunan bu üç katlı muhteşem evin en önemli özelliklerinden biri, panik odası olarak nitelendirilen bir odaya sahip olmasıdır.
  • Afiş
    17. Devil (2010)
    Şeytan
    6.3 (62,690 Oy)
    Yönetmen: John Erick Dowdle
    Oyuncular: Chris Messina, Logan Marshall-Green, Jenny O'Hara, Bojana Novakovic, Bokeem Woodbine
    Açıklama: Shyamalan'ın senaryosunu Brian Nelson ile birlikte yazdığı Devil, tek mekanda geçen bir korku filmi. Asansörü kendisine mekan seçen kötü ruhun gazabını sunan Devil'in yönetmen koltuğunda John Erick-Drew Dowdle ikilisi yer almakta.

    Birbirini tanımayan bir grup yabancı, bir asansörde mahsur kalırlar. Ancak bu durum teknik bir arızadan kaynaklanmamaktadır. Kötü ruh onlarla birliktedir.
  • Afiş
    18. Exam (2009)
    Sınav
    6.8 (23,247 Oy)
    Yönetmen: Stuart Hazeldine
    Oyuncular: Adar Beck , Gemma Chan , Nathalie Cox , John Lloyd Fillingham , Chukwudi Iwuji
    Açıklama: Gizemli ve güçlü bir şirkette iş sahibi olmak için aday olan 8 yetenekli kişi bu seçimde son aşamaya gelirler..
  • Afiş
    19. The Abyss (1989)
    Işığın Bittiği Yer
    7.6 (85,651 Oy)
    Yönetmen: James Cameron
    Oyuncular: Ed Harris , Mary Elizabeth Mastrantonio , Michael Biehn , Leo Burmester , Todd Graff
    Açıklama: Soğuk Savaş dönemi sırasında bir Amerikan nükleer denizaltısı bilinmeyen bir düşmanın saldırısına uğrar ve deniz tabanına oturur. Amerikan donanması yakınlardaki bir petrol istasyonunun çalışanlarından olayın sebebini araştırmalarını ister ve onlara destek olarak bir özel tim ve yüksek teknolojiyle donatılmış bir araştırma denizaltısı gönderir. Elde ettikleri veriler ve tesbitleri sonucunda takım 'kaza'nın sebebinin dünya dışı varlıkların saldırısı olabileceği yargısına varır, fakat araştırmalarında ilerleyebilmek için 'Abyss' adı verilen derin sualtı kanyonuna girmek zorundalardır.
  • Afiş
    20. Bug (2006)
    Böcek
    6.0 (20,281 Oy)
    Yönetmen: William Friedkin
    Oyuncular: Ashley Judd, Michael Shannon, Harry Connick Jr., Lynn Collins, Brian F. O'Byrne
    Açıklama: Eski kocasıyla trajik bir geçmişi olan ve harabe bir motelde taciz korkuları içinde yaşayan yalnız bir garson, garip bir adamla romantik anlar yaşamaya başlayınca yeniden hayatla ilgili umutlanır. Fakat paranoyak ve her yerde böcek gördüğünü söyleyen, eski asker olan sevgili için hayat o kadarda toz pembe değildir.
  • Afiş
    21. Repulsion (1965)
    Tiksinti
    7.8 (21,218 Oy)
    Yönetmen: Roman Polanski
    Oyuncular: Catherine Deneuve, Ian Hendry, John Fraser, Yvonne Furneaux, Patrick Wymark
    Açıklama: Polanski'nin apartman üçlemesinin diğer filmi "Le Locataire"'da ayyuka çıkacak gerçeküstü dokunuş, "Repulsion"u gerçek ile düş arasında gidip gelen kendine has bir cinayet filmine büründürmüştü.

    Freudyen analiz, kimi duyguları bastırma ve toplum tarafından bastırılma duygularına dair bir kadın katil profili...

    Kadınsı duyguların çemberinde gittikçe daralan bir dünyanın, küçücük bir evde yalnız başına yaşamak zorunda kalma kavramıyla özdeşleştiği filmde Carole'u bitmek tükenmek bilmeyen tiksintisini bir an olsun bastırabilmek için öldürmek zorunda kalan bir tür seri katile dönüştürmüştür.

    Filmde bir güzellik salonunda çalışan Carole, oldukça içine kapanık genç bir kadındır. Bastırılmış cinselliği yüzünden hem özel yaşamında hem de işte dışlanan Belçikalı Carol, Londra'da beraber oturduğu kız kardeşinin evli sevgilisiyle tatile çıkmasının ardından evde tek başına kalır. Carol, korkularına teslim olur ve hayalle gerçekleri ayıramadığı dünyasında tamamen çözülür.
  • Afiş
    22. Being John Malkovich (1999)
    John Malkovich Olmak
    7.8 (168,297 Oy)
    Yönetmen: Spike Jonze
    Oyuncular: John Cusack , Cameron Diaz , Ned Bellamy , Eric Weinstein , Madison Lanc
    Açıklama: Hiç başka biri olmayı istediniz mi? Artık olabilirsiniz.

    Kuklacı Craig Schwartz (John Cusack) bir gün Amerika'nın ünlü aktörlerinden John Malkovich'in beynine açılan gizli bir yol bulur. Schwartz, 15 dakikalığına inanılmaz bir deneyim geçirir. O artık John Malkovich'tir. Schwartz, bu deneyimi 200$ karşılığı satmaya başladığında işler karışır..
  • Afiş
    23. Pandorum (2009)
    Uzayda Dehşet
    6.8 (73,932 Oy)
    Yönetmen: Christian Alvart
    Oyuncular: Dennis Quaid , Ben Foster , Cam Gigandet , Antje Traue , Cung Le
    Açıklama: Resident Evil filminin yapımcılarından bir bilimkurgu filmi. İki uzay istasyonu görevlisi uyandıklarında dehşete düşerler, uyandıkları istasyon terkedilmiş durumdadır ve kendileri hakkında hiçbir bilgileri yoktur. Görevleri, ne kadar uyudukları ve nerede oldukları hakkında da hiç bir ipuçları yoktur. İstasyonu araştırdıklarında yalnız olmadıklarını öğrenirler ve çok daha ürkütücü olaylar kendilerini beklemektedir.
    Geminin içerisinde derin ve korkunç gerçekler ortaya çıkacaktır. Yavaş yavaş ölümcül sırlar açıklanacaktır. Tüm sorular cevap bulacak: Bunlar kim? Görevleri nedir?
  • Afiş
    24. Psycho (1960)
    Sapık
    8.6 (228,436 Oy)
    Yönetmen: Alfred Hitchcock
    Oyuncular: Anthony Perkins , Vera Miles , John Gavin , Janet Leigh , Martin Balsam
    Açıklama: Marion Crane(Janet Leigh), Arizona'da bir emlak ofisinde çalışmaktadır.Sevgilisi Sam(John Gavin) ile evlenmek istemektedir ancak çiftin çok az parası vardır. Bir cuma günü, patronu Marion'a bankaya para yatırması için 40 bin dolar verir.Marion, bu parayla Sam'le hayal ettikleri hayatı kurabileceklerine karar verir ve parayı çalarak Sam'le buluşmaya gider. Yolda Bates Motel'de konaklamak zorunda kalır. Moteli işleten Norman Bates(Anthony Perkins), annesiyle saplantısı olan genç bir adamdır.Beraber akşam yemeği yerler ve Marion odasına çekilir ve yatmadan önce duş almaya karar verir. Sinerma tarihinde adından ünlü "duş sahnesiyle" söz ettiren, türünün en önemli örneklerinden Sapık, Alfred Hitchcock'un başyapıtlarından biri olarak kabul edilir.
  • Afiş
    25. Misery (1990)
    Ölüm Kitabı
    7.8 (76,228 Oy)
    Yönetmen: Rob Reiner
    Oyuncular: James Caan, Kathy Bates, Richard Farnsworth, Frances Sternhagen, Lauren Bacall
    Açıklama: Paul Sheldon kolay okunan popüler romanlar yazarıdır. Artık kariyerinde bir dönüm noktasında olduğunu düşünür, seri maceralarını yazdığı karakteri Misery Chastain'in öldürüp diziyi bitirir. Paul taşrada geçirdiği bir araba kazasından yaralı kurtulur.
    Onu bulup evinde bakmaya başlayan Annie Wilkes, şans eseri Paul'un sadık okurlarından biridir ve kahramanı Misery Chastain'in de sıkı bir hayranıdır. Son kitabı okuyup Misery'nin ölümüyle şoke olan kadın öfkeye kapılır ve Paul'u ayağından feci şekilde yaralayarak onu yatağa hapseder. Hem bölge şerifi hem de menajeri umutsuzca Paul'ü ararken o, gardiyanı Annie'ye özel bir Misery macerası daha yazmak zorundadır.
    Harry ile Sally Tanışınca yönetmeni Rob Reiner'ın bu müthiş başarılı Stephen King uyarlaması, o zamana dek gölgede kalmış aktris Kathy Bates'i şöhretle tanıştırmakla kalmamış, onu Oscar'la da buluşturmuştu.
  • Afiş
    26. Phone Booth (2002)
    Telefon Kulübesi
    7.1 (126,222 Oy)
    Yönetmen: Joel Schumacher
    Oyuncular: Colin Farrell , Kiefer Sutherland , Forest Whitaker , Radha Mitchell , Katie Holmes
    Açıklama: Stu Shepard (Colin Farrell) New York'ta başarı basamaklarını tırmanmakta olan hırslı bir reklamcıdır. Hayatındaki
    herşey, karısını aldatırken kullandığı telefon kulübesine gelen bir çağrıya yanıt vermesiyle değişir. Artık ona telefon
    açan ve yukarıdaki binalardan birisinde görünmeyen nişancının (Kiefer Sutherland) merhametine muhtaçtır, nişancı eşine (Radha Mitchell) ve kız arkadaşına (Katie Holmes) itirafta bulunmasını talep etmektedir. Pratik zekası ve Yüzbaşı Ramsey'nin (Forest Whitaker) beklenmedik yardımlarıyla Stu'nun hayatı, olaydan canlı kurtulmayı başarsa bile değişecektir. Yönetmen Joel Schumacher'in (Batman Forever, 8MM, Falling Dovvn) bu son derece orijinal gerilim filmi hareket, inanılmaz anlar ve tüm New York şehrinin izlediği sürpriz bir sona sahip.
  • Afiş
    27. Stuck (2007)
    Çıkış Yok
    6.6 (6,579 Oy)
    Yönetmen: Stuart Gordon
    Oyuncular: Mena Suvari, Stephen Rea, Russell Hornsby, Rukiya Bernard, Carolyn Purdy-Gordon
    Açıklama: Genç Brandi, çalıştığı hastanede terfisini bekleyen şefkatli bir hasta bakıcıdır.

    Bir gece sarhoş ve yarı uyuşmuş halde arabasıyla gece kulübünden eve dönerken, işini kaybetmiş ve yeni evsiz kalmış Tom’a kazayla çarpar. Şoka giren Brandi durmak yerine, vücudunun yarısı camdan içeri girmiş, başı arabanın göğüslüğüne dayanmış durumda olan yaralı Tom ile birlikte evine doğru sürmeye devam eder. Eve gelir ve arabayı garaja kitler...

    Paramparça ettiği bu adama çarptığı duyulursa, Brandi'nin parlak olan geleceği sönecektir. Bu yüzden Brandi, Tom’u kurtarmak yerine onun kendinden geçmesini bekleyip, daha sonra cesedi erkek arkadaşının yardımıyla ortadan kaldırmayı planlar.

    Tom için tek hayatta kalış yolu ise kaçmaktır. Brandi, kaderinin çarptığı adamın kaderine bağlı olduğunu fark ettiğinde işler hiç umulmadık bir boyut alır...
  • Afiş
    28. Pi (1998)
    Pi
    7.5 (92,108 Oy)
    Yönetmen: Darren Aronofsky
    Oyuncular: Sean Gullette, Mark Margolis, Ben Shenkman, Pamela Hart, Stephen Pearlman
    Açıklama: Bir matematik dehası olan Max sorunlu bir kişiliğe sahiptir ve insan hayatının belki de en önemli buluşuna ulaşmak üzeredir. Son on yıl boyunca sayısal olarak tabiatin bir kodlanma sistemine sahip oldugunu keşfetmiş fakat bunu çözmeyi başaramamıştır.Her sey ama her sey onu bir tek sonuca götürmektedir. Ulaştığı sonuç onu daha büyük kaoslara, bunun da ötesinde problemin merkezi olarak kendine yöneltmektedir.Bulduğu sır için belki de insanlar birbirlerini bile öldüreceklerdir. Bunu herkesten saklamalıdır. Max zincirin ilk halkası olan kodu kırmayı deneyerek bu riski yok etmeye karar verir.
  • Afiş
    29. Vacancy (2007)
    Boş Oda
    6.2 (53,865 Oy)
    Yönetmen: Nimród Antal
    Oyuncular: Kate Beckinsale, Luke Wilson, Frank Whaley, Ethan Embry, Scott G. Anderson
    Açıklama: Araları açık bir karı kocanın arabalarının gecenin geç bir saatinde gözlerden uzak bir taşra yolunda bozulması akla hayale gelmeyecek bir kâbusa yol açar. Çift şeritli ıssız ve karanlık bir otoyolda arabasız kalan David Fox (Luke Wilson) ve yakında boşanacağı eşi Amy (Kate Beckinsale) geceyi tuhaf ama zararsız görünümlü bir adam tarafından işletilen döküntü bir motelde geçirmeye mecbur kalırlar. Kaldıkları odanın gizli bölümünde işkence filmleri bulurlar. Video kasetlerde, insanların hunharca öldürüldüğünü gösteren görüntüler bulunmaktadır.
    Motelden hemen kaçmaya çalışırlar, ancak oda kameralarla izlenmekte ve tüm çıkışları tutulmaktadır. Gerilim dolu bir kovalamaca başlar...
  • Afiş
    30. Saw (2004)
    Testere
    7.7 (187,303 Oy)
    Yönetmen: James Wan
    Oyuncular: Leigh Whannell, Cary Elwes, Danny Glover, Ken Leung, Dina Meyer
    Açıklama: Whannell ve Elwes, birbirini tanımayan iki adamdır. Bir gün kendilerini pis bir banyonun duvarına zincirlenmiş olarak bulurlar. İkisi de bu berbat yere nasıl geldiklerini ve kendilerini nasıl bir bela beklediğini bilmemektedir.Ancak yerde yatan ve kafasının bir kısmı kopmuş adam, onlara niçin burada oldukları hakkında bir ipucu olabilir. Sonunda manyak bir adamın son kurbanları olduklarını anlayacaklardır.
  • Afiş
    31. Haze (2005)
    6.7 (1,307 Oy)
    Yönetmen: Shinya Tsukamoto
    Oyuncular: Shinya Tsukamoto, Takahiro Murase, Takahiro Kandaka, Masato Tsujioka, Mao Saito
    Açıklama: Bir adam gözlerini ıslak ve karanlık bir dehlizde açar. Çevresinde kan ve ceset parçaları vardır. Bir çıkış yolu ararken, kendisi gibi kayıp bir ruhla daha karşılaşır. Güçlerini birleştirerek kendilerini gizemli bir şekilde tehdit eden mekandan kurtulmanın yolunu ararlar. Fakat aslında bütün bu izlediklerimiz...

    Japon sinemasının en çılgın yönetmenlerinden biri olan Takashi Miike'nin dostu Shinya Tsukamoto'nun imzasını taşıyan orta metraj bir korku filmi.
  • Afiş
    Kapan (II)
    6.6 (6,024 Oy)
    Yönetmen: Luis Piedrahita, Rodrigo Sopeña
    Oyuncular: Lluís Homar, Alejo Sauras, Elena Ballesteros, Santi Millán, Federico Luppi
    Açıklama: Birbirini hiç tanımayan dört matematikçi, gizemli biri tarafından büyük bir bulmacayı çözmeleri için davet edilir. Kendilerine yöneltilen soruları zamanında ve doğru olarak çözemezlerse, içinde bulundukları oda bir anda ölüm tuzağına dönüşecektir. Bunun yanı sıra çözmeleri gereken en önemli problem ise, kendilerini buraya getiren sebep ve aralarındaki ilişki olacaktır.
  • Afiş
    33. Moon (2009)
    Ay
    8.0 (136,977 Oy)
    Yönetmen: Duncan Jones
    Oyuncular: Sam Rockwell, Kevin Spacey, Dominique McElligott, Rosie Shaw, Adrienne Shaw
    Açıklama: Astronot Sam Bell bir Lunar Industries çalışanıdır.Üç yıldır Ay'da tek başına işlettiği enerji merkezinde Dünya'nın temel enerji kaynağını çıkarıp Dünya'ya iletmekle görevlidir.Yalnızlığa mahkum olduğu, uydu bağlantısının da kopmasıyla dış dünya ile tüm iletişimini kaybeden Sam'i zor günler beklemektedir.

    Neyse ki Ay'da geçirmek zorunda olduğu sürenin sonlarına yaklaşmıştır ve evine dönüp karısına ve kızına kavuşmasına az bir zaman kalmıştır.Ancak üsten ayrılmasına günler kala yaşadığı korkunç bir kaza onu garip bir keşfe götürür.Sam'in paranoyası artmaya başlar, garip bir şeyler döndüğü kesindir ama ne...

    Evinizden 250,000 mil uzaktaysanız yüzleşeceğiniz en zor şey kendinizsiniz...
  • Afiş
    34. Creep (2004)
    Dehşet Tüneli
    5.5 (16,472 Oy)
    Yönetmen: Christopher Smith
    Oyuncular: Vas Blackwood, Ken Campbell, Kathryn Gilfeather, Franka Potente, Grant Ibbs
    Açıklama: kate ünlü bir hollywood yıldızıyla tanışmak için yola çıkar fakat bindiği metro bir tünelde aniden durur ve onu mutsuz olaylar beklemektedir bir katilin pençesine düşer ve onu farelerle dolu bir yere kapatır bu katil öldürdüğü kurbanların etlerini farelere yedirir bakalım bu tünelden çıkabilecekmi
  • Afiş
    35. Triangle (2009)
    6.8 (29,712 Oy)
    Yönetmen: Christopher Smith
    Oyuncular: Melissa George, Joshua McIvor, Jack Taylor, Michael Dorman, Henry Nixon
    Açıklama: Film, Atlantik Okyanusunda yatla gezi yaparken olumsuz hava koşulları nedeniyle gizemli bir gemiye binmek zorunda kalan bir grup insanın öyküsünü anlatacak.

    Jess (Melissa George) filmde yaşayacağı zihinsel bir karışıklık yüzünden, üç ayrı karaktere bürünecek ve korkunç deneyimler yaşamak zorunda kalacak.
  • Afiş
    36. Mindhunters (2004)
    Beyin Avcıları
    6.3 (34,592 Oy)
    Yönetmen: Renny Harlin
    Oyuncular: Eion Bailey, Clifton Collins Jr., Will Kemp, Val Kilmer, Jonny Lee Miller
    Açıklama: FBI'ın seri katillerin profilini çıkarma konusunda uzmanlaşmış özel birimi 'Beyin Avcıları'na katılmak isteyen bir grup genç ajan, uzun bir eğitimin son aşamasındadır. FBI içinde farklı eğitim yöntemleriyle ün salmış Ajan Harris onları, özel olarak hazırlanmış ve daha çok donanma eğitimleri için kullanılan bir adada bir tür 'seri katil simülasyonuna' tabi tutar. Bu esnada, İç İşleri Bakanlığı'ndan, Ajan Harris'in sert yöntemlerini araştıran bir müfettiş, kimliğini gizleyerek gruba katılır. Ancak ajanlar bir süre sonra, yakalamaya çalıştıkları seri katilin basit bir bilgisayar programı olmadığını anlayacaklardır. Bir bir ölmeye başlayınca, katili kendi içlerinde aramaya başlarlar. Ekip dayanışması yerini şüphe, korku ve öfkeye bırakmıştır
  • Afiş
    37. The Strangers (2008)
    Ziyaretçiler
    6.1 (59,290 Oy)
    Yönetmen: Bryan Bertino
    Oyuncular: Liv Tyler, Scott Speedman, Glenn Howerton, Gemma Ward, Kip Weeks
    Açıklama: Hoyt ailesinin 1801 Clark Road’da bulunan yazlık evinde 11 Şubat 2005 tarihinde neler yaşandığı hala meçhul.
    Şampanya. Gül yaprakları. Mum ışığı. Kristen McKay (LIV TYLER of The Lord of the Rings trilogy, Reign Over Me) ve James Hoyt (SCOTT SPEEDMAN of Anamorph, Underworld: Evolution) için o gece James’in ailesinin gözlerden uzak yazlık evinde bir kutlama gecesi olacaktı. Bir dostlarının düğününden eve dönen mutlu çiftin planları hiç de bekledikleri gibi gelişmedi. Sabahın dördünde kapı çalındı ve rahatsız edici bir ses sordu:

    Tamara orada mı?
  • Afiş
    38. Ils (2006)
    Onlar
    6.5 (16,127 Oy)
    Yönetmen: David Moreau, Xavier Palud
    Oyuncular: Olivia Bonamy, Michaël Cohen, Adriana Mocca, Maria Roman, Camelia Maxim
    Açıklama: Bükreşte şehir banliyösünde ormanın içerisinde bir ev de yaşayan Lucas ve Clementine, bir gece dışardan duydukları garip sesler üzerine uyanırlar. Kendilerini tamamen dış dünyadan kopmuş ve evlerine hapsolmuş bir vaziyette bulurlar. Evden garip sesler gelmektedir. Ama yapılacak fazla bir şey yoktur çünkü 'onlar' artık evin içerisindedirler.
  • Afiş
    39. À l'intérieur (2007)
    İçerde
    6.9 (17,898 Oy)
    Yönetmen: Alexandre Bustillo, Julien Maury
    Oyuncular: Béatrice Dalle, Alysson Paradis, Nathalie Roussel, François-Régis Marchasson, Jean-Baptiste Tabourin
    Açıklama: Sarah, Noel arifesini kendi başına geçirmekte olan genç bir fotoğrafçıdır. Hamileliği sırasında gerçekleşen trafik kazasında eşini yitiren Sarah henüz kocasının yasını tutmaktadır.

    Hastaneye doğum yapmak üzere gitmeden önce evde geçireceği son gecede kapının çalmasıyla beraber tüm huzuru sona erer. Sarah'yı esrarengiz bir biçimde tanıyor olan bu kadının içeri girmesine izin vermez. Fakat o, içeri girmekte kararlıdır. Kendisinden ne istediği belli olmayan bu gizemli kadın tarafından rahatsız edilmesiyle, şüphe ve korku dolu anlar başlar. Dışarıdaki karanlığın ortasında, pencereden geçen kareler içinde izlenmektedir. Sarah çok korkar ve polisten yardım ister. Polis geldiğinde ise ortalarda kimse yoktur. Civarda olagelen banliyö ayaklanmaları arasında, polis olaya şöylece bir göz atıp gider. Sarah'nın güvenliğini sağlamak adına onu içeri kilitlerler, fakat kadının da içeride olduğundan habersizdirler... Sarah’nın doğum sancıları başladığında, ,istediği şeyi almak uğruna dehşet saçan bu kadınla savaşmaktan başka şansı kalmamıştır artık. Bu,içerde ağır darbelere yol açacaktır.

    “Kurdun Günü/ The Time of The Wolf” ve “Hergün Başka Bir Bela /Trouble Everyday” gibi dram ve korku filmleri ile adından bahsettirmiş oyuncu Beatrice Dalle’dan yine muhteşem bir oyunculuk ile…
  • Afiş
    40. Feast (2005)
    6.3 (18,592 Oy)
    Yönetmen: John Gulager
    Oyuncular: Balthazar Getty, Henry Rollins, Navi Rawat, Judah Friedlander, Josh Zuckerman
    Açıklama: Gözlerden uzak bir barda, birbirlerini tanımayan bir grup insan, gece vakti oraya hapsolurlar. Aradan kısa bir süre geçtikten sonra barın altında gizli bir sığınak olduğunu keşfederler. Bu sığınakta insan etiyle beslenen korkunç yaratıklar yaşamaktadır ve yaratıklar barda kapalı kalmış grubun kokusunu almıştır. Şimdi bu etobur canavarların kol gezdiği bardan kurtulmak için el ele vermek zorundadırlar.

    Aliens filminde yaratıkları dizayn eden, görsel efektlerdeki başarısıyla Hollywood'da adını duyuran ve Blade serisinin ilk filmini yöneten Stephen Norrington, bu filmde de yaratığı tasarlayan ekipte yer alıyor...
  • Afiş
    41. The Mist (2007)
    Öldüren Sis
    7.3 (134,888 Oy)
    Yönetmen: Frank Darabont
    Oyuncular: Thomas Jane, Marcia Gay Harden, Laurie Holden, Andre Braugher, Toby Jones
    Açıklama: Kasabaya sanki başka bir dünyadan gelmiş izlenimi veren tuhaf bir sis tabakasının çökmesi üzerine korku ve panik içinde süpermarkete sığınan kasaba halkı arasında David Drayton ve küçük oğlu Billy de vardır.
    Koyu ve kalın sis tabakasının içinde esrarengiz bazı yaratıkların pusuya yatmışçasına gizlendiğini ilk fark eden David olmuştur. Bu dünyaya ait olmayan öldürücü, korkutucu yaratıklardır bunlar… Kurtuluş ise marketteki herkesin hep birlikte hareket etmesine bağlıdır. Ancak insan doğası hesaba katılınca hep birlikte hareket edebilmeleri mümkün müdür?
    Markete sığınan kasaba halkının korkuya kapılarak paniklemesi üzerine mantık devre dışı kalırken David kendisini en çok neyin korkuttuğunu merak etmeye başlamıştır: Sisin içinde pusuya yatmış canavarlar mı, yoksa marketin içindeki, daha düne kadar arkadaşı, komşusu bildiği insanların sergilediği tutarsız davranışlar mı?
  • Afiş
    42. Below (2002)
    Diptekiler
    6.1 (12,618 Oy)
    Yönetmen: David Twohy
    Oyuncular: Matthew Davis, Bruce Greenwood, Olivia Williams, Holt McCallany, Scott Foley
    Açıklama: İkinci Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru, ilerlemekte olduğu sessiz ve karanlık denizde, Amerikan denizaltısı Tiger Shark , Almanlar tarafından batırılmış bir İngiliz hastane gemisinden sağ olarak kurtulmayı başarmış üç İngiliz'e rastlar. Gemiye alınan üç kazazede de garip davranışlar sergilemektedir. Özellikle hemşire olan, tüm mürettebatın huzurunu kaçırmaktadır. Denizaltıdan sorumlu olan Çavuş Brice ekibi kontrol altına almaya çalışsa da Almanlar'ın attığı bombayla büyük hasar görmüş olan, sinirlerin iyice gerildiği denizaltıda düzeni sağlayamaz. Bir yandan da gemide esrarengiz olaylar olmaya başlamıştır. Mürettebattan pek çok askerin gördüğünü iddia ettiği garip bir yüz ve hareket edip konuşabilen bir ceset bu garipliklerin sadece yüzeyde olanlarıdır.
  • Afiş
    43. Martyrs (2008)
    İşkence Tarikatı
    7.0 (31,450 Oy)
    Yönetmen: Pascal Laugier
    Oyuncular: Morjana Alaoui , Mylène Jampanoï , Catherine Bégin , Robert Toupin , Patricia Tulasne
    Açıklama: 1970’lerin başında, Fransa’dayız. Birkaç ay önce kaybolan 10 yaşındaki küçük kız Lucie yolda başıboş dolaşırken bulunuyor. Vücuduna şiddet uygulanmış fakat hiçbir cinsel taciz izi yok ve kaçırılma nedenleri bir türlü açıklanamıyor. Şokta, kelimelerini kaybetmiş Lucie, bir hastaneye kaldırılıyor ve orada kendi yaşında Anna adında bir kızla arkadaş oluyor. 15 sene sonra...

    Sıradan bir ailenin kapısı çalar. Evin babası kapıyı açar ve elinde av tüfeğiyle bekleyen Lucie’yi karşısında bulur. İşkencecisini bulduğuna ikna olan Lucie tetiği çeker..
  • Afiş
    44. The Loved Ones (2009)
    6.7 (11,866 Oy)
    Yönetmen: Sean Byrne
    Oyuncular: Xavier Samuel, Jessica McNamee, Robin McLeavy, Richard Wilson, Victoria Thaine
    Açıklama: When Brent turns down his classmate Lola's invitation to the prom, she concocts a wildly violent plan for revenge.
  • Afiş
    45. The Tunnel (2011)
    Tünel
    5.9 (8,251 Oy)
    Yönetmen: Carlo Ledesma
    Oyuncular: Luke Arnold , James Caitlin , Rebecca Clay , Steve Davis , Bel Deliá
    Açıklama: 2007 yılında Sydney New Soth Wales hükümeti aniden St. James gar altındaki terkedilmiş metro tünel kullanım planından vazgeçmişti.2008 yılında tünel hakkında söylenen şehir efsaneleri araştırmasını yapan gazeteci Natasha Warner bu konuda bu tüyler ürpertici tünele girmek için dört kişilik bir ekip kurdu.Onlar gazeteleri için bir hikaye arıyorlardı ama tünelde onları korkuları bekliyordu.Onlar için çileli bir yolculuk başladığı gibi,ölüm ile samimi bir dizi bağ kurmak zorunda kalacaklardı.Bu daha önce hiç görüntülenmemiş hayatları için tünelin korkunç derinliklerinde hayatta kalma mücadelesi başlamıştır. -
  • Afiş
    46. Red Eye (2005)
    Gece Uçuşu
    6.5 (65,489 Oy)
    Yönetmen: Wes Craven
    Oyuncular: Rachel McAdams, Cillian Murphy, Brian Cox, Jayma Mays, Laura Johnson
    Açıklama: Lisa Reisert uçak yolculuğundan nefret eden bir kadındır. Miami'ye yapmak zorunda kaldığı gece uçuşu sırasında terörün yanıbaşında olduğunu fark edecektir. Uçağın havalanışından kısa süre sonra Lisa'nın yanındaki koltukta oturan Jackson adlı bir adam, gayet nazik bir ses tonuyla bu yolculuğa çıkışının gerçek sebebini açıklar. Çok zengin bir işadamını öldürmekle görevlendirilmiş gizli ajandır. Lisa ise onun başarısının anahtarı olacaktır. Eğer işbirliği yapmayı kabul etmezse genç kadının babası bir suikastçi tarafından derhal öldürülecektir. Bu cinayet için Jackson'ın bir telefonu yeterli olacaktır.
    Yeryüzünden 10.000 metre yüksekteki uçağın içinde tuzağa düşen Lisa'nın kaçacak yeri yoktur. Babasının hayatını ve kendi hayatını tehlikeye atmamak için çevreden yardım istemeye de cesaret edemez. Saniyeler hızla ilerlerken zamanın azaldığını bilmektedir. Çaresizlik içindedir. Kendisini rehin alan acımasız kişiyi alt etmenin ve olası bir cinayeti önlemenin yolunu bulmaya çalışır.
  • Afiş
    47. Identity (2003)
    Kimlik
    7.3 (107,060 Oy)
    Yönetmen: James Mangold
    Oyuncular: John Cusack, Ray Liotta, Amanda Peet, John Hawkes, Alfred Molina
    Açıklama: Şiddetli bir fırtına, birbirine yabancı ve sırlarla dolu on insanı, asabi bir gece müdürünün idaresindeki ıssız bir motelde bir araya getirir. İçlerinde bir limuzin şoförü, bir tele kız, bir katili nakleden bir polis, 80'li yılların bir televizyon yıldızı, yeni evli bir çift ve kriz içinde olan bir aile bulunmaktadır. Sığınacak bir yer bulmanın getirdiği rahatlama, yolcuların teker teker ölmeye başlamasıyla yerini korkuya bırakır. Çok geçmeden, yaşamak istiyorlarsa, kendilerini biraraya getiren sırrı çözmekten başka çareleri olmadığını anlayacaklardır.
  • Afiş
    48. The Killing Room (2009)
    Ölüm Odası
    5.7 (6,568 Oy)
    Yönetmen: Jonathan Liebesman
    Oyuncular: Nick Cannon, Clea DuVall, Timothy Hutton, Chloë Sevigny, Peter Stormare
    Açıklama: İnsanlar üzerinde psikolojik bir test uygulayan ABD hükümeti işlerin kontrolden çıkmasına engel olamaz ve bir dizi vahşi olay meydana gelir.
  • Afiş
    49. Night Train (2009)
    Gece Treni
    5.8 (5,767 Oy)
    Yönetmen: Brian King
    Oyuncular: Danny Glover, Leelee Sobieski, Steve Zahn, Matthias Schweighöfer, Takatsuna Mukai
    Açıklama: Noel gecesi trenle seyahat eden Chloe (Leelee Sobieski) ve Pete (Steve Zahn) isimli yolcular ve trenin kondüktörü Miles (Danny Glover), trene son anda yetişen gizemli adamın bir süre sonra öldüğünü fark ederler, adamın kucağın da kendisi gibi gizemli küçük bir kutu durmaktadır. Kutunun içine bakan Pete, Chole ve kondüktör Miles bir anda garip bir sihrin altına girerler ve kutuya sahip olmak isterler. Adamdan kurtulmak için onu trenden atmaya karar verirler. Ondan kurtulurlarsa, kimse kutunun ellerine geçtiğini düşünmeyecektir. Üç kişinin hayallerini süsleyen bu kutu, hareket halindeki bu gece trenini vahşet ve paranoyaya sürükleyecektir.
  • Afiş
    50. Sunshine (2007)
    Gün Işığı
    7.3 (119,073 Oy)
    Yönetmen: Danny Boyle
    Oyuncular: Cliff Curtis, Chipo Chung, Cillian Murphy, Michelle Yeoh, Hiroyuki Sanada
    Açıklama: Ya bir gün Güneş de, Dünya’dan yüz çeviriverirse? 2057 yılına gelindiğinde, Dünya çok büyük bir tehdit altındadır. Güneş artık eskisi gibi Dünya’yı ısıtmamakta ve buna bağlı olarak da insanlığın dünya üzerindeki varlığı ölümcül bir tehlike ile karşı karşıyadır.Bu kötü gidişi geri döndürebilmesi ümit edilen tek bir yol kalmıştır: Icarus II isimli bir uzay gemisi ile Güneş’e doğru yola çıkan Kaptan Kaneda liderliğindeki ekip! Taşıdıkları nükleer başlık ile Güneş’in yeniden harekete geçebilmesini sağlamaya çalışacaklardır. Bütün dünya nefeslerini tutmuş bu sekiz kişilik ekibin başarısını beklerken Icarus II’nin birden bire dünya ile radyo bağlantısı kesilir. Artık Güneş ile başbaşa ve karşı karşıya kalmışlardır.Trainspotting ile elde ettiği başarıyla adından çokça söz ettiren İngiliz yönetmen Danny Boyle, gelecek kurgusu yaptığı bilim kurgu filmi Gün Işığı ile türün sevenleri arasında heyecan yarattı. Güneş ve Dünya arasında gidip gelirken klostrofobik bir gerilime hazır olun!
  • Afiş
    51. Session 9 (2001)
    6.6 (27,990 Oy)
    Yönetmen: Brad Anderson
    Oyuncular: David Caruso, Stephen Gevedon, Paul Guilfoyle, Josh Lucas, Peter Mullan
    Açıklama: Binalardaki asbesti (zehirli bir kimyasal) temizleyen bir ekip, terk edilmiş bir akıl hastanesinin asbestten arıtılması işini alırlar. Hastane yıllar önce kapatılmış, hastalar da binanın güvenlik görevlisinin dediği doğru ise sokağa salınmışlardır. Phil'in (David Caruso) itirazına rağmen, paraya çok ihtiyacı olduğunu söyleyen diğer ortak Gordon'un (Peter Mullan) ısrarı üzerine, gerçekçi olmayacak bir sürede (bir haftada) işi tamamlama sözünü verirler. İşi bir haftada tamamlayabilirlerse bonus alacaklardır. Ekibi kurup terk edilmiş binada çalışmaya başlarlar. Ekip üyeleri arasında ilginç bir gerilim hüküm sürmektedir. Çalışanlardan Hank, küçük ortak Phil'in eski kız arkadaşı ile beraberdir. Gordon'un yeni bir çocuğu olmuştur ve kendi içine kapanmış, sürekli bir iç hesaplaşma içindedir. Dahası karanlık koridorların ötesinden bir sesin kendisiyle konuştuğunu duymaktadır. Jeff karanlıktan korkmaktadır. Henry'nin gizli planları vardır. Mike takıntılı bir şekilde odalardan birinde buldukları ses kayıtlarını, tek başına dinlemektedir. Kayıtlarda bir doktorla, bir kişilik bölünmesi hastası arasındaki konuşma seansları vardır. Seanslarda doktorun sürekli izini sürdüğü "Simon" karakteri, ancak dokuzuncu seansta ortaya çıkacaktır.
  • Afiş
    52. The Collector (2009)
    Koleksiyoncu
    6.3 (20,804 Oy)
    Yönetmen: Marcus Dunstan
    Oyuncular: Josh Stewart, Michael Reilly Burke, Andrea Roth, Juan Fernández, Karley Scott Collins
    Açıklama: Kumar borcunu ödemek için, tesisatçı olarak çalıştığı evi soymaya karar veren Arkin, evde kimsenin olmadığını sandığı bir akşam eve girer. Fakat malikanede onu kötü bir sürpriz beklemektedir. Arkin soymak için zorla girdiği evde, ev halkını esir almış psikopat bir katille karşı karşıya kalmıştır.
  • Afiş
    53. Burning Bright (2010)
    5.7 (2,868 Oy)
    Yönetmen: Carlos Brooks
    Oyuncular: Garret Dillahunt , Briana Evigan , Charlie Tahan , Peggy Sheffield , Mary Rachel Dudley
    Açıklama: Genç bir kadın ve otizmli küçük kardeşi bir kasırga sonrası sığındıkları evde karşılaştıkları aç bir kaplanla mücadeleye girerler...
  • Afiş
    54. La casa muda (2010)
    Issız Ev
    5.3 (4,304 Oy)
    Yönetmen: Gustavo Hernández
    Oyuncular: Florencia Colucci, Abel Tripaldi, Gustavo Alonso, María Salazar,
    Açıklama: Karanlık, izbe, kasvetli ve sanki canlıymışcasına korku salan bir ev... Laura, babasıyla bu evi ziyaret eden, babası burada vahşice öldürülen bir genç kız... Issız Ev kesintisiz tek bir plan sekansla Laura’yı burada geçirdiği uzun, yorucu gecede izleyerek benzersiz bir atmosfer yaratıyor: Gerçek zamanlı korku. 1940’lı yıllarda Uruguay’daki küçük bir kasabada yaşanmış bir olaydan esinlenen ve “kesintisiz gerilim”, “teknik şaheser” gibi övgü dolu sözlerle karşılanan Issız Ev’in ilk gösterimi, 2010 Cannes Film Festivali’nin Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde yapıldı.
  • Afiş
    55. Mother's Day (2010)
    Anneler Günü
    6.1 (6,751 Oy)
    Yönetmen: Darren Lynn Bousman
    Oyuncular: Rebecca De Mornay , Jaime King , Patrick John Flueger , Warren Kole , Deborah Ann Woll
    Açıklama: Kötü sonuçlanan bir banka soygunundan sonra eve dönen 3 kardeş annelerinin evi haciz yüzünden kaybettiğini öğrenir. Bir gece yeni ev sahipleri ve misafirleri doğum günü partisi için bir araya gelmişlerdir. Evdekiler habersiz şekilde 3 kardeşin rehinesi olmuştur ve onları kötü bir doğum günü partisi beklemektedir. Anneleri kız kardeşleri de eve gelir anne olarak çocuklarını korumak için elinden geleni yapacaktır. Dehşet dolu gecede anne oğlunun kaçmasıyla bütün kontrolü ele alır, sırlar ortaya çıkar, hataların cezalandırılacağı bu gecede rehineler bununla baş etmek zorunda kalacaklardır.
  • Afiş
    56. The Hole (2001)
    Delik
    6.2 (28,100 Oy)
    Yönetmen: Nick Hamm
    Oyuncular: Thora Birch, Desmond Harrington, Daniel Brocklebank, Laurence Fox, Keira Knightley
    Açıklama: İngiliz özel okulunda okuyan dört genç, ormanda mühürlenmiş bir yeraltı deliğini keşfeder ve derinliklerine inerler. Delik muhtemelen on yıllar önce bir bomba sığınağı olarak inşaa edilmiştir...
  • Afiş
    57. The Thing (1982)
    Şey
    8.1 (149,161 Oy)
    Yönetmen: John Carpenter
    Oyuncular: Kurt Russell, Wilford Brimley, T.K. Carter, David Clennon, Keith David
    Açıklama: Kuzey Kutbu'ndayız. Norveçli 2 araştırmacı, tuhaf bir şekilde bir Haski kurdunu çılgınca avlamaya çalışırken Amerikalıların üssüne kadar gelir ve ölürler. Kurt kampa sığınır. Pilot MacReady ve doktor Copper durumu araştırmak için helikopterle Norveçlilerin kampına giderler.

    Açıklanamayan olayların izini taşıyan kamp yerle bir olmuştur. Etrafta ölüler ve donmuş bir buz blokun içinde tuhaf bir nesne vardır. MacReady ve Copper kendi üslerine döndüklerinde dehşet başlar. Masum kurt köpeği, öldürdüğü herkesin şekline bürünebilen "şey"e dönüşmüştür.

    1951 tarihli Howard Hawks filminin John Carpenter imzalı bu tekrar yapımı, John W. Campbell Jr.'ın esin kaynağı olan öyküsü Who Goes There?'e daha sadık bir uyarlama. Carpenter New York'tan Kaçış yıldızı Kurt Russell'a bir kez daha şans vererek ne kadar yerinde bir seçim yaptığını kanıtlıyor. İlk vizyona girdiği sırada gişede çuvallayan gerilim dolu film, giderek kültleşerek hakettiği kült mertebesine kısa sürede ulaştı ve yeni bir bilim kurgu / fantastik janrının da öncülüğünü yaptı.
  • Afiş
    58. The Cell (2000)
    Hücre
    6.2 (55,958 Oy)
    Yönetmen: Tarsem Singh
    Oyuncular: Jennifer Lopez, Colton James, Dylan Baker, Marianne Jean-Baptiste, Gerry Becker
    Açıklama: Jennifer Lopez, bu muhteşem gerilimde akıl almaz bir yolculuğa çıkıyor. Seri katil Vincent D'Onofrio, son kurbanını öldüremeden komaya girince, bir çocuk terapistinin, onun zihnine girerek, deney aşamasında olan sıradışı bir tedavi yöntemi kullanması gerekir. Katilin zihninde başlayan acımasız av, şimdi onun hayatını da tehdit etmektedir. FBI ajanı Vince Vaughn, terapistin hayatını kurtarabilecek tek kişidir ve bu inanılmaz yolculuğa katılma sırası ondadır!
  • Afiş
    59. The Divide (2011)
    Mahşer Günü
    5.8 (18,061 Oy)
    Yönetmen: Xavier Gens
    Oyuncular: Lauren German , Michael Biehn , Milo Ventimiglia , Courtney B. Vance , Ashton Holmes
    Açıklama: The Divide, "The Fallout" olarakta bilinen film, New York’ta nasıl olduğu bilinmeyen çok büyük ve gizemli bir patlama ile başlamaktadır. Bu yapımda kıyamet sonrası hayatta kalmayı başaran 8 kişilik bir grubun mahsur kaldıkları sığınakta kurtarılmayı beklerken birbirlerine düştükleri gerilim yüklü dakikaları konu almaktadır.
  • Afiş
    60. Open Water (2003)
    Açık Deniz
    5.8 (31,545 Oy)
    Yönetmen: Chris Kentis
    Oyuncular: Blanchard Ryan, Daniel Travis, Saul Stein, Michael E. Williamson, Cristina Zenarro
    Açıklama: Susan ve Daniel tatil için tropik bir adaya gitmeye karar verirler. Adaya vardıklarında ilk işleri bir tüplü dalış gezisine katılarak, su altının güzelliklerini keşfetmek olur. Ancak bu aşamadan sonra problemler başlar. Gezide önceleri her şey yolundayken, tur yetkililerinin yaptığı bir hata sonucu ikili denizin ortasında unutulurlar. Yüzeye çıktıklarında okyanusun ortasında yapayalnız kaldıklarını farkeden çift büyük bir panik yaşamaya başlar. Bu andan itibaren bir taraftan açlık ve susuzlukla mücadele ederken, diğer yandan köpekbalıkları ve zehirli denizanaları başta olmak üzere çeşitli tehlikelere göğüs germek zorunda kalacaklardır.
  • Afiş
    61. Tape (2001)
    Kaset
    7.2 (11,040 Oy)
    Yönetmen: Richard Linklater
    Oyuncular: Ethan Hawke, Robert Sean Leonard, Uma Thurman, ,
    Açıklama: Ethan Hawke ve Julie Delphy'li Before Sunrise filminin yönetmeni Richard Linklater, pejmürde bir otel odasında geçen öyküyü, Stephen Belber?ın oyunundan uyarlamış. Liseden beri görüşmeyen Vince ve Johnny, yıllar sonra bir otel odasında biraraya gelip eski güzel günleri anarlar. Sohbet, eski bir tecavüz konusunun açılmasıyla renk değiştirmeye başlar. Aralarındaki konuşma içinden çıkılmaz bir hal almaya başladığında, üçüncü kişi de vakit kaybetmeden şenliğe katılacaktır. Dijital kamerayla, 150.000$'ın altına çekilen film, 2001 Sundance Film Festivali'nde gösterildi.
  • Afiş
    62. Blindness (2008)
    Körlük
    6.6 (40,520 Oy)
    Yönetmen: Fernando Meirelles
    Oyuncular: Yûsuke Iseya, Jason Bermingham, Eduardo Semerjian, Don McKellar, Ciça Meirelles
    Açıklama: Adı bilinmeyen bir şehirde, ne olduğu anlaşılamayan bulaşıcı bir körlük salgını başlar.

    'Beyaz körlük' olarak tabir edilen bu durumdan etkilenmeyen tek kişi bir göz doktorunun karısıdır. Yavaş yavaş herkesi etkisi altına almaya başlayan bu salgının yayılışını ve yaşanan kaos ortamını canlı canlı gören doktorun karısı, kendisini ve ailesini bu zor durumdan kurtarmaya çalışır.

    2008 Cannes Film Festivali’nin açılış filmi olarak seçilen Blindness, Nobel Ödüllü José Saramago’nun aynı isimli romanından uyarlandı. Filmin yönetmen koltuğu ise Tanrı Kent ile çok iyi eleştiriler almış ve en iyi yönetmen dalında Oscar adayı olmuş Fernando Meirelles’e emanet.
  • Afiş
    63. Lifeboat (1944)
    Yaşamak İstiyoruz
    7.9 (12,997 Oy)
    Yönetmen: Alfred Hitchcock
    Oyuncular: Tallulah Bankhead, William Bendix, Walter Slezak, Mary Anderson, John Hodiak
    Açıklama: Kuzey Atlantik sularındaki bir cankurtaran botu, bir Nazi torpido saldırısı sonucu batan gemiden kurtulan sekiz kişiyi taşıyor. Amaçsız bir şekilde dolaştıkları bir-iki günden sonra, denizde Walter Slezak adlı bir yolcu daha buluyorlar.
    İlk başta herkes Slezak'ın İngilizce konuşamadığını zannediyor ama şartlar konuşmasını gerektirdiğinde, birçok dili rahatça konuşabilen, çok zeki biri olduğu ortaya çıkıyor. Zaten bu adam aslında, onları vuran Alman denizaltısının kaptanından başkası değil. Denizcilik bilgisine sahip tek kişi olarak, sandalı bir Alman gemisine doğru yönlendiriyor. Ta ki, diğerleri olan bitenin farkına varıncaya kadar.
    Hitchcock'un savaşa katkılarından biri olan Yaşamak İstiyoruz bir gerilim filmi değil, bir psikolojik dramadır.
  • Afiş
    64. Spoorloos (1988)
    Kayboluş
    7.9 (16,009 Oy)
    Yönetmen: George Sluizer
    Oyuncular: Bernard-Pierre Donnadieu , Gene Bervoets , Johanna ter Steege , Gwen Eckhaus , Bernadette Le Saché
    Açıklama: Birbirlerine aşık olan Saskia (Johanna ter Steege) ve Rex (Gene Bervoets) çifti, tatil yapmak amacıyla arabalarına atlayıp yola koyulurlar. Çiftimiz güle oynaya yollarına devam ederlerken Saskia Rex'e, belirli aralıklarla gördüğü ve her seferinde aynı kurgunun yaşandığı, özünde ikisinin de birbirlerine kavuşamadıklarını anlatan rüyalarından bahseder. Peşisıra patlak veren ve küçük bir anlaşmazlık sonucu yaşanan tartışma; Saskia'nın Rex' kendisini hiç bırakmaması için yemin ettirmesiyle son bulur ve dinlenmek üzere bir benzin istasyonunda mola verirler. Saskia, kahve almak için markete gider ve geri dönmez. Ne yapacağını bilemez bir durumda olan ve belirli bir süre arabasında Saskia'yı bekledikten sonra etrafı kolaçan eden Rex, herhangi bir sonuç alamaz. Hatta müessese sahibi, Saskia'nın belki de kendi isteğiyle oradan ayrılmış olabileceğini düşünerek ortada hiçbir delil bulunmadığını ileri sürer ve polisi bile aramaya tenezzül etmez. Rex ise böyle bir varsayıma asla inanmayacaktır..
  • Afiş
    Baskın
    6.3 (47,674 Oy)
    Yönetmen: Jean-François Richet
    Oyuncular: Ethan Hawke, Laurence Fishburne, Gabriel Byrne, Maria Bello, Drea de Matteo
    Açıklama: Yılın son gününe saatler kala, karlı hava ve güvensiz yol koşulları nedeniyle Detroit'in en eski karakolu Precint 13'teki birkaç polis dışında çalışmak zorunda olan kimse yoktur. Polislerin başında, hızlı bir polisken bir uyuşturucu baskınında yaralanıp masa başına çivilenen Sergeant Jake Roenick vardır. Görünüşe göre kolay bir görevi vardır: 1 Ocak sabahına kadar karakola bekçilik etmek.



    31 Aralık'ın ilk saatlerinde, yakalanması neredeyse imkansız sayılan suç efendisi Marion Bishop, şehrin gizli bir köşesinde sıkıştırılır. Çatışmada bir polis ölürken, Bishop yakalanarak kelepçeleriyle hapishane arabasına konulur. Arabada uyuşturucu bağımlısı Beck, üçkağıtçı Smiley ve çete üyesi Anna da vardır. Şehri felç eden kar fırtınası yüzünden hapishane otobüsü bozulup güvenlik sistemi zarar görünce, suçlular gece geçici olarak hapsedilmek üzere Precint 13 karakoluna getirilir.



    Roenick ve ekibini zor bir gece beklemektedir. Maskeli iki adamın otobüsün muhafızlarına saldırmasıyla işler iyice karışır. Saldırganlar Bishop'un peşinde gibidir. Şimdi Roenick, yardım gelene kadar suçluları ve bir avuç görevliyi organize ederek geceyi sağ salim atlatmak ve hayatta kalmak zorundadır. Az silah ve bol cesaretten başka elinde pek bir şey olmasa da...
  • Afiş
    13. Bölgeye Saldırı
    7.4 (19,859 Oy)
    Yönetmen: John Carpenter
    Oyuncular: Austin Stoker, Darwin Joston, Laurie Zimmer, Martin West, Tony Burton
    Açıklama: Los Angeles'ta kapanmakta olan bir polis karakolu boşaltılmak üzeredir. Bu sebeple elektrik ve telefonları kesilmiş, son tutuklular tahliye edilmeyi beklerken bir kaç sekreter ile bir polis memuru da onları gözetmektedir.

    Bu arada Los Angeles polisi ölümcül bir hata yapmış ve pis bir sokak çetesini kendisine düşman etmiştir. İşte şimdi bu korumasız karakol büyük bir intikam hareketinin kurbanı durumundadır. Hiç bitmeyecekmiş gibi gelen bir saldırı başlar. Polis memuru Bishop, bir kaç sivil ve tutuklular canlarını kurtarmak için müthiş bir mücadelede işbirliği yapacaklardır.
  • Afiş
    67. Dawn of the Dead (1978)
    Ölülerin Şafağı
    8.0 (61,960 Oy)
    Yönetmen: George A. Romero
    Oyuncular: David Emge, Ken Foree, Scott H. Reiniger, Gaylen Ross, David Crawford
    Açıklama: Philadelphia özel polis gücünden iki memur, Peter ve Roger (Ken Foree Scott ve H. Reiniger), beyin yiyen zombiler tarafından ele geçirilen bir apartmanı temizledikten sonra yakındaki bir televizyon istasyonuna sığınırlar. Burada tanıştıkları iki televizyoncuyu da yanlarına alarak helikopterle binadan kaçarak bir alışveriş merkezine ulaşırlar. Erzak almak üzere kısa bir süre için uğradıkları alışveriş merkezinde hesapladıklarından daha fazla kalmaları gerekecektir, çünkü anlaşılmayan bir nedenle tüm zombiler bu binaya girmeye çalışmaktadır. Yönetmenin, 1970'lerin tüketim toplumunu ve insan doğasını zombileri kullanarak eleştirdiği bu kült filmi, ayrıca dönemin önemli konularından ırkçılığı da mesaj olarak iletiyor.
  • Afiş
    68. The Shining (1980)
    Cinnet
    8.5 (327,618 Oy)
    Yönetmen: Stanley Kubrick
    Oyuncular: Jack Nicholson, Shelley Duvall, Danny Lloyd, Scatman Crothers, Barry Nelson
    Açıklama: Film Jack isimli bir yazar (Jack Nicholson), Wendy isimli karısı (Shelley Duvall) ve Danny isimli (Danny Lloyd) çocuğundan oluşan Torrance ailesinin yazarın romanını yazabilmesi için ıssız bir otelde inzivaya çekilmeleriyle başlar. Çocuğun telepatik güçleri onun otelin geçmişindeki rahatsız edici görüntüleri görmesine neden olur. Yazar baba da aynı şekilde otelin hayaletleriyle diyaloğa geçmesiyle birlikte yavaş yavaş çıldırma noktasına gelir.

    Filmin devamı ile ilgili daha detaylı bilgi vererek izlememiş olanları bu keyiften mahrum etmek istemediğimden konu kısmını bu kadarla sınırlı tutuyorum.
    Filmle ilgili detaylar da en az filmin kendisi kadar efsaneleşmiştir. Filmin geneli özellikle de Jack Nicholson'ın sahnelerinin çoğu doğaçlama çekilmiştir. İddia edilir ki Shelley Duvall tekrarların sayısı yüzünden sonunda çok az konuşmayla pasif bir oyuna dönmüştür -ki bunun filmdeki karaktere tam uyum sağladığını belirtmek gerekir. Yine filmde inanılmaz bir performans sergileyen çocuk Danny Lloyd'un filmin korku filmi olduğundan haberi olmadan film tamamlanmış ve bu kadar iyi performans göstermesine rağmen biyoloji öğretmenliği yaparak hayatına devam etmiştir (Bu çocuk Stanley Kubrick tarafından 5000 -beşbin- çocuk arasından seçilmiştir). Filmin afişinde de kullanılan kapı kırma sahnesi ilk çekimde kolay kırılması için ince çürük tahtalardan yapılmış ama Jack abimizin bu kapıyı tek vuruşta tuzla buz etmesi sonucu filmde orjinal kapının kırılma sahneleri kullanılmıştır. Stanley Kubrick bu filmin çekimine 1.3 milyon feet film harcamış - tekrar çekim sayısını siz düşünün...

    Filmin ismi olan "shining" çocuğun telepatik güçleri düşünüldüğünde türkçeye "aydınlanma" olarak tercüme edilmesi gerekirken Jack karakterinin çıldırması ve 'shining' kelimesinin 'parlama' anlamından dolayı bir korku filmine daha çok yakışacağı düşünülen 'Cinnet' ismiyle tercüme edilmiştir.
  • Afiş
    69. Bad Boy Bubby (1993)
    Yaramaz Çocuk Bubby
    7.3 (5,822 Oy)
    Yönetmen: Rolf de Heer
    Oyuncular: Nicholas Hope, Claire Benito, Ralph Cotterill, Syd Brisbane, Nikki Price
    Açıklama: Bad Boy Bubby yıllarca annesi tarafından evde kapalı tutulan ve horgörülen Bubby'nin dış dünyayla 35 yaşında, ilk kez tanışmasını anlatan , Venedik Film Festivali'nde Jüri Özel ödülü almış bir film.
  • Afiş
    70. Le locataire (1976)
    Kiracı
    7.7 (16,682 Oy)
    Yönetmen: Roman Polanski
    Oyuncular: Roman Polanski , Isabelle Adjani , Melvyn Douglas , Jo Van Fleet , Bernard Fresson
    Açıklama: Mutsuz bir geçmişi olan bir daire ve tekin olmayan sakinleriyle bir apartman Roman Polanski'nin gerilim filmi Kiracı'nın mekanını oluşturuyor. Polanski'nin canlandırdığı Trelkovsky'nin sıradan memur hayatı, yeni bir binaya taşınmasıyla birden bire değişir. Binanın diğer sakinleri ve eski kiracıların trajik kaderleri paranoyalarına yenilerini ekler. Trelkovsky'nin gerçekleri ortaya çıkacak mıdır yoksa bütün bunlar yalnızca hayal ürünü müdür?
  • Afiş
    Bir İdam Mahkumu Kaçtı
    8.1 (6,654 Oy)
    Yönetmen: Robert Bresson
    Oyuncular: François Leterrier , Charles Le Clainche , Maurice Beerblock , Roland Monod , Jacques Ertaud
    Açıklama: Bir İdam Mahkumu Kaçtı, sinemada minimalizmin tadına varmak isteyenler için en iyi başlangıç noktası. Filmin büyük bölümü, Fontaine'i (François Leterrier) hücresinde yalnız başına, kendisi gibi tutsak olanlarla iletişim kurarken ve özgürlüğüne doğru adım adım ilerlerken gösterir. Tüm Bresson filmleri gibi bu film de, Bresson'un uzun çalışmalardan sonra geliştirdiği, "sinematograf" üzerine kuramlarını ortaya koyar: Dramatiklikten tamamen uzak bir oyunculuk sergileyen amatör oyuncular; görüntü dışı seslere ve onların aktardığı bilgiye olağanüstü bir vurgu; son ve görkemli ana kadar müziğin kullanılmaması. Fransız sinemasının diğer muhteşem hapishane filmleri olan Jaques Becker'in Le trou (Delik, 1960) ve Jean Genet'nin Un chant d'amour (Aşk Şarkısı, 1950) filmleri gibi, Bir İdam Mahkumu Kaçtı da insan ruhunun çektiği acıların ve kurtuluşa yönelten dürtülerin olağanüstü güçlü bir alegorisini sunar. Aynı zamanda, Hitchcock'un en iyi işleriyle boy ölçüşebilecek, diken üzerinde tutan, seyreltilmiş, kuşkulu bir gerilim biçimi elde eder.

    Bir İdam Mahkumu Kaçtı, uzun yıllar boyunca varoluşsal ve tinsel boyutlarından ötürü takdir topladı; yakın zamanlardaysa, Bresson'un Fransız Direniş Hareketi'ndeki deneyiminin bir yansıması olarak filmin politik boyutları ön plana çıkarıldı ve işlediği "boyun eğdirilerek özgürlüklerin sınırlanması" ve "acı çeken ruhlar" temalarıyla, Bresson'un meslek yaşamına, toplumsal temelli bir önem atfedildi.
  • Afiş
    Merdiven Altındakiler
    6.1 (14,745 Oy)
    Yönetmen: Wes Craven
    Oyuncular: Brandon Quintin Adams, Everett McGill, Wendy Robie, A.J. Langer, Ving Rhames
    Açıklama: elm sokağında kabus ve çığlık filmlerinin yönetmeni wes cravenden gerilim ve korku dolu güzel bi film. genç bir adam gizemli bir çiftin evine hırsızlık için girer ve arda kapana kısılır. evde garip olylar olmaktadır. bir yandan sadistik güvenlik cihazlarıyla savaşırken bir yandanda suistimsle uğramış bir kıza yardım etmeye çalışır.
  • Afiş
    73. Funny Games (1997)
    Ölümcül Oyunlar
    7.6 (25,369 Oy)
    Yönetmen: Michael Haneke
    Oyuncular: Susanne Lothar , Ulrich Mühe , Arno Frisch , Frank Giering , Stefan Clapczynski
    Açıklama: Anna,Georg ve genç oğulları Georgie, tatil için göl kenarındaki evlerine gelmişlerdir. Komşuları Fred ve Eva onlardan önce gelip yerleşmişlerdir. Anna ve George, komşuları ile güzel havanın nimetlerinden yararlanmak için ertesi gün golf oynamak üzere sözleşirler. Daha sora baba ile oğul yeni elden geçirilmiş yelkenlileri ile ilgilenirken, Anna iyi görünümlü bir genç olan Peter tarafından ziyaret edilir. Peter, Eva'nın yemek pişirdiğini ve yumurtaya ihtiyaç duyduğunu söyleyerek, Anna'dan yumurta rica eder. Bu isteği iyi niyetle kabul eden Anna, bir an duraladıktan sonra Peter'e arazilerine nasıl girdiğini sorar. Genç adam çitlerinde bir delik olduğunu, oradan geçtiğini deliği ise ona Fred'in gösterdiğini söyler. İyi başlayan tatil kabusa dönüşmek üzeredir.…
  • Afiş
    74. The Others (2001)
    Diğerleri
    7.6 (163,983 Oy)
    Yönetmen: Alejandro Amenábar
    Oyuncular: Nicole Kidman , Fionnula Flanagan , Christopher Eccleston , Alakina Mann , James Bentley
    Açıklama: İkinci Dünya Savaşı sonrası New Jersey... Kocasını savaşta kaybetmiş olan Grace, güneş ışığına hassasiyeti olan iki çocuğuyla birlikte büyük bir konakta yaşamaktadır.

    Perdelerin hep sımsıkı kapalı tutulduğu eve üç kişi uğrar: İhtiyar bir kadın, ihtiyar bir adam, bir de dilsiz genç kız.
    Evi çekip çevirecek yardımcılar aramakta olan Grace bu kişilere iş verir; onları çocuklarının sağlık durumu konusunda uyarır. Öte yandan, Grace'in kızı Anne, Victor adlı bir çocuğun kendileriyle birlikte evde yaşadığına inanmaktadır.

    Evin çevresini kaplayan yoğun sis yüzünden kasabayla irtibatları kesildiği sırada Grace, kızının anlattığı hikayelerin doğru olabileceği yolunda kanıtlarla karşılaşır. İşte bu noktada eve yardımcı olarak aldığı insanlardan da şüphelenmeye başlar...
  • Afiş
    75. From Dusk Till Dawn (1996)
    Gün Batımından Şafağa
    7.2 (129,567 Oy)
    Yönetmen: Robert Rodriguez
    Oyuncular: Harvey Keitel, George Clooney, Quentin Tarantino, Juliette Lewis, Ernest Liu
    Açıklama: Gecko biraderler, rüzgarı arkalarına alıp Meksika'nın özgür ortamına doğru bir yolculuğa çıkarlar. Texas'ta sıkı bir soygun yaptıklarından dolayı, ne olur ne olmaz diye bir rahip ve ailesini de yanlarında rehin olarak bulundururlar.

    Buluşma için bir Meksika barının kapısını aşındırdıklarında başlarına geleceklerden habersizdirler. Mekan kesinlikle vampirlerin içeri alınmadığı barlardan değildir.
  • Afiş
    76. Midnight Express (1978)
    Geceyarısı Expresi
    7.6 (35,549 Oy)
    Yönetmen: Alan Parker
    Oyuncular: Brad Davis , Irene Miracle , Bo Hopkins , Paolo Bonacelli , Paul L. Smith
    Açıklama: Amerikalı genç bir turist olan William Hayes, sevgilisi Susan ile birlikte Türkiye'de tatildedir. Hayes tatil dönüşü arkadaşlarına satıp para kazanmak amacıyla ülkesine dönerken yanında iki kilogram haşhaş götürmeye teşebbüs eder. Vücuduna canlı bomba gibi yerleştirdiği küçük paketler halindeki uyuşturucu uçağa binmek üzereyken yapılan ani bir güvenlik aramasıyla polisler tarafından bulunur ve İstanbul Sağmalcılar Cezaevi'nde tutuklu geçireceği süreç başlar.
  • Afiş
    77. The Beguiled (1971)
    Kadın Affetmez
    7.2 (6,057 Oy)
    Yönetmen: Don Siegel
    Oyuncular: Clint Eastwood, Geraldine Page, Elizabeth Hartman, Jo Ann Harris, Darleen Carr
    Açıklama: Film 1865 yılında Güney eyaletlerinden Louisiana'da, Amerikan İç Savaşı'nın son günlerinde geçer. John McBurney (Clint Eastwood) adında ağır yaralı bir Kuzeyli onbaşı, Güneylilere ait bu topraklarda ormanlık bir arazide tam da düşman birliklerinin eline geçmek üzereyken Amy (Pamelyn Ferdin) adlı 12 yaşlarında bir kız çocuğu tarafından kurtarılır. Onu saklayarak hayatını kurtaran bu küçük kız çocuğu, o civarda bulunan bir kız okulunun öğrencisidir. Haber verdiği okul görevlileri ve diğer öğrenciler hep birlikte baygın durumdaki yaralı askeri okul binasına taşırlar. Geniş bir arazi içinde gözlerden uzak bu görkemli binada iki kadın öğretmen ve siyahi bir kadın görevli (Mae Mercer) dışında yarım düzine kadar da kız öğrenci vardır. Bu yaralı düşman askerini hemen Güneylilere teslim edip etmeme konusunda kadınların arasında geçen kısa bir tartışmadan sonra okulun müdiresi Martha Farnsworth (Geraldine Page) onu önce tedavi edip iyileştirdikten sonra yetkililere teslim etmeye karar verir.
  • Afiş
    78. Desperate Hours (1990)
    Ümitsiz Saatler
    5.3 (3,648 Oy)
    Yönetmen: Michael Cimino
    Oyuncular: Mickey Rourke, Anthony Hopkins, Mimi Rogers, Lindsay Crouse, Kelly Lynch
    Açıklama: Akademi Ödüllü Yönetmen Michael Cimino'dan kendi evlerinde tutsak edilen bir ailenin psikolojik gerilimine hoşgeldiniz...

    Mickey Rourke, Oscar ödüllü Anthony Hopkins, Mimi Rogers ve Kelly Lynch'in başrollerde oynadığı bu tırnaklarınızı yedirtecek aksiyon filmi boğazınıza yapışacak ve sizi terör içerisinde bırakacak. Kendinizi hazırlayın. Tehlikeli Saatler başladı.

    Saklanacak bir yere ihtiyacı olan kaçak mahkum Michael Bosworth (Rourke) etkileyici tarzı ve karizması ile Nora ve Tim Cornell'in (Rogers ve Hopkins) ve iki çocuklarının evine girmeyi başarır...

    Güzel ve avukat olan işbirlikçisinin gelmesini beklerken, Bosworth'ün çekici gülümseyişi kısa zamanda Corneller'in onla savaşmaya başlamasıyla cinayet işlemeye giden bir öfkeye dönüşür. Tüm aileyi tabancasının namlusunun ucunda tutan ve kocasını karısına karşı acımazsızca kullanan Bosworth'ün öfkesi, şok edici bir terör gecesi ve soğukkanlı cinayetlere dönüşür. Sonlara doru aile, onları yok edecek...ya da sonsuza kadar birbirlerine bağlayacak bir seçime doğru gitmeye zorlanır. -
  • Afiş
    79. Mimic (1997)
    Tehlikeli Yaratıklar
    5.8 (23,304 Oy)
    Yönetmen: Guillermo del Toro
    Oyuncular: Mira Sorvino, Jeremy Northam, Alexander Goodwin, Giancarlo Giannini, Charles S. Dutton
    Açıklama: Başarılı bir bilimadamı olan Susan Tyler ve Dr. Peter Mann, New York'ta çocukların hayatını tehdit eden bulaşıcı bir hastalığı kökünden kazımak için birlikte çalışıyorlar. Dr. Tyler, hastalığın taşıyıcısına karşı farklı türlerden bir DNA oluşturuyor. Bu yeni türe Judas adını veriyor ve Dr. Mann'in asistanı bunu tüm New York kentine tanıtıyor.Bilimin ve teknoolojinin önlenemez yükselişinde doğanın insanoğluna karşı çıkışını fantastik bir türde anlatan 'Mimic''te başrolü Oscarlı genç oyuncu Mira Sorvino üstleniyor. Tarantino tayfasından Guillermo Del Toro'nun yönettiği film, medeniyet uğruna doğanın dengesini bozan insanoğluna korku türünde bir mesaj adeta.
  • Afiş
    80. Southern Comfort (1981)
    7.1 (7,739 Oy)
    Yönetmen: Walter Hill
    Oyuncular: Keith Carradine, Powers Boothe, Fred Ward, Franklyn Seales, T.K. Carter
  • Afiş
    81. Batoru rowaiaru (2000)
    Ölüm Oyunu
    7.8 (89,498 Oy)
    Yönetmen: Kinji Fukasaku
    Oyuncular: Tatsuya Fujiwara , Aki Maeda , Tarô Yamamoto , Chiaki Kuriyama , Sosuke Takaoka
    Açıklama: Beyazperdede şiddet kullanımı açısından Japon sinemasının tartışmasız bir ağırlığı var. Ölüm Oyunu ise Japonların bu alışkanlıklarını nereye götürebileceğini gözler önüne seriyor.

    Özellikle gençlerin kontrolündeki şiddettin arttığı Japon toplumunda, gençlere göz dağı vermek için korkunç bir oyun tasarlanır. Dokuzuncu sınıfa giden 42 öğrenci, zorla bir adaya sürülür ve birbirlerini yok etmeleri sağlanır. Sadece biri geri dönecek ve bu oyunu ibret olması için çağına anlatacaktır
  • Afiş
    82. Body Double (1984)
    Sahte Vücutlar
    6.6 (12,814 Oy)
    Yönetmen: Brian De Palma
    Oyuncular: Craig Wasson, Melanie Griffith, Gregg Henry, Deborah Shelton, Guy Boyd
    Açıklama: Gördüğünüz herşeye inanamazsınız... Güzel bir genç kadın, Hollywood'daki muhteşem evinin penceresinde baştan çıkarıcı bir striptiz gösterisi yapar. Yükselmeye çalışan genç bir aktör, onu dışarıdan izler. Aniden, kadının vahşi bir cinayete kurban gitmesine tanık olur... Bu cinayetten sorumlu olan psikopat katili ararken, araştırmaları onu porno filmlerin sapkın dünyasına götürür...
  • Afiş
    83. Dong (1998)
    Delik
    7.5 (1,735 Oy)
    Yönetmen: Ming-liang Tsai
    Oyuncular: Lin Kun-huei , Kang-sheng Lee , Hui-Chin Lin , Tien Miao , Hsiang-Chu Tong
    Açıklama: Bir delik, bir virüs, birbirine zıt iki karakter ve onların absürt ruh halleri... Tsai Ming-Liang’ın gözünden minimalist bir müzikal portresi çizen eser, komşuluk meselesinden soyut bir aşk çerçevesi çıkarmasıyla ilgi çekebiliyor. Garip, slapstick, absürt ve derinlikli komedi anlayışı da buradan yükseliyor. Umutlu olurken hüzünlü, dingin olurken çarpıcı durmayı becerebilen, özel bir yeni milenyum portresine açılıyor.
  • Afiş
    84. Dial M for Murder (1954)
    Cinayet Var
    8.1 (54,194 Oy)
    Yönetmen: Alfred Hitchcock
    Oyuncular: Ray Milland , Grace Kelly , Robert Cummings , John Williams , Anthony Dawson
    Açıklama: Frederick Knott'un oyunundan uyarlanan sinema filmi "Dial M for Murder" (Cinayet Var), gerilim/suç filmlerinin üstadı Alfred Hitchcock tarafından çekildi. Oscar ödüllü İngiliz aktör Ray Milland, 1982 senesinde geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden aktris Grace Kelly, 1990 senesinde hayatını kaybeden Amerikan aktör Robert Cummings, ve aktör John Williams rol alıyor. Film yeniden "A Perfect Murder" adıyla da çevrilmiştir.

    Tony Wendice ve Margot Mary Wendice, evli bir çifttir. Dışarıdan mutlu ve huzurlu bir profil çizen çiftin ilişkisi, özünde şüphe ve yalanla çevrilidir. Kocası Tony'i yazar arkadaşı Mark Halliday ile aldatmış olan genç kadın, sevgilisinin gönderdiği mektupların kaybolduğunu farkeder. Mektupları eline geçiren adamın şantajıyla gelişen olaylar, şeytanın bile akıl edemeyeceği bir komplonun parçasıdır.

    Eşi Margot ile Mark'ın yasak aşkından haberdar olan Tony, eski dostu olan Charles Alexander Swann'ı da şeytanca planına dahil ederekvoyuna başlar. Margot ile Mark'ı sinemaya gönderen Tony, Charles'ı eve davet ederek planını anlatmaya başlar. Planın içinde eşi, eşinin aşk mektupları ve yüklü miktarda nakit de vardır. Ancak, maalesef dünyaya doğan nice dehalar, Tony Wendice'den kat be kat üstündür.
  • Afiş
    Geçen Yıl Marienbad'da
    7.8 (8,509 Oy)
    Yönetmen: Alain Resnais
    Oyuncular: Delphine Seyrig , Giorgio Albertazzi , Sacha Pitoëff , Françoise Bertin , Luce Garcia-Ville
    Açıklama: Alain Resnais'nin 1961 yapımı ikinci filminin de, tıpkı 1959'da gösterime giren ilk filmi Hiroshima Mon Amour (Hiroshima Sevgilim) gibi, Resnais'nin Fransız Yeni Dalga akımına bağlı daha genç meslektaşlarının kullandığı aşağılayıcı ifadeyle, uzun süredir hâkim olan "kalite geleneğinin biçimlendirdiği filmlerden kökten farklı olduğu anında belli olmuştu. Film yalnızca alışılmadık ya da tuhaf değildi. Bir öykü anlatan filmlerle ilgili yerleşmiş yargılara şiddetle saldırıyor, öykünün geçtiği zamanı belirleyen yapısından fotoğrafik kompozisyonlara ve karakterlerin gelişimine dek film yapmanın "doğru" bilinen bütün yönlerini sorguluyor ve yıkıyordu.

    Marienbad yalnızca Resnais'nin zihninin ürünü değildir. Filmin ihtişamının, Alain Robbe-Grillet'nin zarafetle kotardığı senaryonun (hayranlarının bile fark edebildiğinden daha nükteli ve tuhaftır) hülyalı şiirselliğiyle ve Sacha Vierney'in başlı başına görkemli bir başarı olan muazzam geniş açı görüntüleriyle organik bir bağı bulunur. Daha da derine inildiğinde Cahiers du cinema dergisine yazan film eleştirmenlerinin görüşlerinin, modern resim sanatındaki gelişmelerin, Avrupa felsefesindeki varoluşçu ve Bergson odaklı akımların ve Fransız kültürünün bu çok verimli döneminde yer alan diğer güçlü teorik-kültürel-sosyopolitik yeniliklerin de hakkının verilmesi gerekir.

    Sıra dışı oyuncu kadrosunu da unutmamak gerekir. Efsanevi Delphine Seyrig, A denilen kadını, benzersiz Giorgio Albertazzi, X adındaki gizemli yabancıyı ve incelikli ifade gücüyle Sacha Pitoeff, öykünün şaşkın kocası M'yi canlandırır. Bu son derece gizemli masalın anlaşılmaz karakterlerini, filmin zarif havasını mükemmel kılan ölçülü bir tutkuyla betimlerler.

    Yine de Marienbad'ı temelde bir Resnais filmi olarak görmek, hem bu yapımın sonraki başyapıtlarıyla (sıradışı Muriel ou le Temps d'un Retour, 1963; Providence-Kayra, 1977; ve Mon Oncle d'Amerique-Amerikalı Amcam, 1980 gibi) türdeşliğini kabullenmek hem de Resnais'nin ilerici sinema için ne kadar önemli olduğunu kavramak anlamına gelir. Kendine özgü mütevazılığıyla bir keresinde Marienbad için "düşüncenin ve işleyişinin karmaşıklığını" yakalamaya yönelik "kaba ve ilkel bir girişim" demişti. Seçtiği sıfatlarda yanılıyordu ancak bu tuhaf ve etkileyici filmle ilgili geri kalan her konuda haklıydı. Başka hiçbir sinema eserinde, bilincin ve belleğin labirenti andırır işleyişi böylesine büyük bir güçle canlandırılmamış ya da daha anlamlı bir biçimde ele alınmamıştır.
  • Afiş
    86. K-19: The Widowmaker (2002)
    Tehlikeli Saatler
    6.5 (33,860 Oy)
    Yönetmen: Kathryn Bigelow
    Oyuncular: Sam Spruell, Peter Stebbings, Christian Camargo, Roman Podhora, Sam Redford
    Açıklama: Gerçek bir olayı konu alan film, Rusya'nın ilk nükleer denizaltısı olan K-19'un, 1961'de Kuzey Atlantik'teki ilk yolculuğunda reaktöründe oluşan arıza sonucu yaşananları dramatik bir dille işliyor.

    Korkunç bir felaket oluşmasını engellemek için mürettebat, tecrübeli kaptanlarının yönetimiyle hayatlarını feda etmek pahasına olası bir nükleer savaşı engellemeye çalışırlar.

    Aksiyon ve gerilimi birarada başarılı kullanan kadın yönetmen Kathryn Bigelow tarafından beyazperdeye aktarılan filmin ağır topları ise Harrison Ford ve Liam Neeson...
  • Afiş
    87. Solaris (2002)
    Solaris
    6.2 (48,825 Oy)
    Yönetmen: Steven Soderbergh
    Oyuncular: George Clooney, Natascha McElhone, Viola Davis, Jeremy Davies, Ulrich Tukur
    Açıklama: Psikiyatrist Chris Kelvin Solaris gezegenine yakın bir uzay istasyonuna gönderilir. Gelir gelmez istasyon komutanı olan arkadaşının kendini öldürdüğünü ve geride kalan iki bilim adamının da son derece depresif bir halde olduğunu görür. Hiçbiri olayı çözmekte Chris'e yardımcı olamaz. Ancak, Chris'e uyumadan dayanmasını tavsiye ederler. Bir süre sonra uykuya dalan Chris kendini tüm karmaşanın ortasında bulur. Eski karısı Rhea yanındadır. Önce bunun bir halüsinasyon olduğunu düşünür, ve onu uzay boşluğuna yollar. Ertesi gün uyandığında Rhea yine yanındadır. Aslında, Solaris gezegeni uyku sırasında hafızayı okuyup insanların kaybettikleri ve özledikleri kişileri onlara ziyaretçi olarak geri yollamaktadır. Görünenle gerçeğin farklı olduğunu bilse de Kelvin kendini görüntünün büyüsüne kaptırmaktan alıkoyamayacaktır
  • Afiş
    Yokedici Melek
    8.1 (12,263 Oy)
    Yönetmen: Luis Buñuel
    Oyuncular: Silvia Pinal , Enrique Rambal , Claudio Brook , José Baviera , Augusto Benedico
    Açıklama: Şehrin ileri gelenleri, bir akşam yemeği için Señor Edmundo Nobile ve eşi Lucia'nın evinde toplanırlar. Fakat sabahleyin anlayamadıkları bir sebepten dolayı kapılar açık olmasına rağmen odayı terk edemezler. Yanlarında sadece geceden kalan yiyecek ve içecek vardır.Geçen birkaç gün içindeyse, toplumda yer edinmiş bu elit topluluk birbirlerine düşer, hilelerini ortaya döker ve vahşice saldırır.Gerçeküstü sinemanın ustalarından Luis Buñuel'in burjuvazi ve erdemliliği sorguladığı bu filmi, New York Times tarafından en iyi 1000 film arasında gösteriliyor.
  • Afiş
    89. La grande bouffe (1973)
    Büyük Tıkınma
    7.1 (5,733 Oy)
    Yönetmen: Marco Ferreri
    Oyuncular: Marcello Mastroianni , Michel Piccoli , Philippe Noiret , Ugo Tognazzi , Andréa Ferréol
    Açıklama: Film, hayatından bezmiş 4 adamın hafta sonunda bir eve kapanıp kendilerini sefahate vererek ve sürekli yiyip içerek intihar etmeye kalkışmasını konu ediniyor.
  • Afiş
    90. Die Hard (1988)
    Zor Ölüm
    8.3 (330,800 Oy)
    Yönetmen: John McTiernan
    Oyuncular: Bruce Willis, Alan Rickman, Bonnie Bedelia, Alexander Godunov, Reginald VelJohnson
    Açıklama: Bruce Willis Los Angeles'a Noel tatilini ayrı olduğu karısıyla geçirmeye gelen New York şehri polisi dedektif John McClane'i oynuyor. Fakat McClane karısının ofis partisinin başlamasını beklerken teröristler binanın kontrolünü ele geçirir. Teröristlerin lideri Hans Gruber (Alan Rickman) ve onun zalim yardakçısı (Alexander Godunov) rehineleri bir araya toplarken McClane kimseye görünmeden kaçar. Yanında yanlızca bir silahı ve cesareti olan McClane tek kişilik savaşını başlatır.
  • Afiş
    91. Calvaire (2004)
    6.2 (6,071 Oy)
    Yönetmen: Fabrice Du Welz
    Oyuncular: Laurent Lucas, Brigitte Lahaie, Gigi Coursigny, Jean-Luc Couchard, Jackie Berroyer
    Açıklama: Kadın kılığına girip şarkı söyleyerek para kazanan Marc Stevens, Noel'de güneyden bir partiden davet alır. Derhal yola çıkan genç adamın arabası yolda arızalanır. Yağmur yağdığı için en yakın hana sığınan genç adamı yaşlı bir adam karşılar. Başlangıçta oldukça yardımsever görünen yaşlı adam, Marc'ı eski karısı Gloria zannetmeye başlayınca işler karışır
  • Afiş
    92. Straw Dogs (1971)
    Köpekler
    7.6 (31,102 Oy)
    Yönetmen: Sam Peckinpah
    Oyuncular: Dustin Hoffman, Susan George, Peter Vaughan, T.P. McKenna, Del Henney
    Açıklama: Donald Webster (Riddaway) , Ken Hutchison (Norman Scutt) David ve karısı Amy, şehirdeki karmaşadan ve artan toplumsal şiddet olaylarından kaçarak Amy'nin doğup büyüdüğü kasabaya yerleşmeye karar verirler. Fakat kaçtıkları şiddet, hiç beklemedikleri bir şekilde onları bu küçük İngiliz kasabasında bulacaktır.Yeni taşındıkları eve bir garaj yaptırabilmek için tuttukları dört işçi, Amy'nin yıllar evvel erkek arkadaşı olan Charlie tarafından yönetilmektedir. Ama çok geçmeden bu grup, genç çiftin başına bela olur. David'le sürekli dalga geçerek Amy'ye de sarkıntılık ederler. David, son derece sakin bir tavırla olaylarla başa çıkmaya hatta kendini onların arasına kabul ettirmeye çalışsa bile korkunç olayların önüne geçmeyi başaramaz.
  • Afiş
    93. The Collector (1965)
    Korkunç Koleksiyoncu
    7.5 (4,564 Oy)
    Yönetmen: William Wyler
    Oyuncular: Terence Stamp, Samantha Eggar, Mona Washbourne, Maurice Dallimore, Allyson Ames
    Açıklama: Çevresi tarafından ezilen, asosyal bir banka çalışanıyken, eline geçen yüklü bir para ile şehir dışında büyük bir ev satın alıp tüm zamanını kelebek koleksiyonuna ayıran Freddie Clegg, sanat öğrencisi Miranda Grey'i kaçırır ve evinin bodrumuna kapatır. Amacı kızın kendisine bağlanmasını sağlamaktır. İkisi arasındaki tuhaf ilişki, sevgi-nefret çizgisinde ilerleyerek filme çarpıcı bir final hazırlar.
  • Afiş
    94. Celda 211 (2009)
    Hücre 211
    7.7 (23,912 Oy)
    Yönetmen: Daniel Monzón
    Oyuncular: Luis Tosar, Alberto Ammann, Antonio Resines, Manuel Morón, Carlos Bardem
    Açıklama: uan gardiyan olmak üzeredir. İşe bir gün erken gelir. İki meslektaşı ona hapishaneyi gezdirirken, birdenbire tavandan düşen bir parçanın çarpmasıyla bayılır. Gardiyanlar onu ayıltmak için 211 numaralı boş hücreye götürür. Juan bilinci kapalı halde hücrede yatarken hapishanede bir ayaklanma patlak verir. Ayıldığında güç bir durumla karşı karşıyadır: Hayatta kalmak için mahkûm rolü oynamak zorundadır.
  • Afiş
    95. Silent Running (1972)
    6.7 (12,292 Oy)
    Yönetmen: Douglas Trumbull
    Oyuncular: Bruce Dern, Cliff Potts, Ron Rifkin, Jesse Vint, Mark Persons
  • Afiş
    96. Eden Log (2007)
    5.2 (4,184 Oy)
    Yönetmen: Franck Vestiel
    Oyuncular: Clovis Cornillac, Vimala Pons, Zohar Wexler, Sifan Shao, Arben Bajraktaraj
    Açıklama: Yer altındaki bir enerji kaynağı tesisinde hafızasını kaybetmiş birinin kurtuluş ve gerçeği arama macerası.
  • Afiş
    97. Inside Man (2006)
    İçerideki Adam
    7.7 (166,548 Oy)
    Yönetmen: Spike Lee
    Oyuncular: Denzel Washington, Clive Owen, Jodie Foster, Christopher Plummer, Willem Dafoe
    Açıklama: Dünya çapındaki finans kurumlarından Manhattan Trust´ın Wall Street şubesinin kalabalık lobisine boyacı kıyafetleri giymiş dört kişi gelir. Kostümlü soyguncuların başlattığı mükemmel planlanmış kuşatma saniyeler içinde sonuçlanır. Soyguncular tarafından rehin alınan 50 kadar banka yöneticisi, o andan itibaren çok iyi organize edilmiş bir soygun operasyonunun pençesine düşmüştür. Soyguncuların lideri Dalton Russell ile sağlıklı iletişim kurulması ve rehinelerin zarar gelmeden kurtarılması için New York Polis Departmanı dedektiflerinden Keith Frazier ile Bill Mitchell görevlendirilir. Acil Durum Birimi Başkanı John Darius ile omuz omuza çalışan dedektifler, olayın kısa sürede barışçı yöntemlerle çözüleceğinden, bankanın kontrol altına alınıp rehinelerin kurtarılacağından umutludur. Ancak işler planlandığı gibi gitmez. Bankayı ve müşterileri rehin alan Russell son derece kurnaz, dikkatli, zeki ve soğukkanlı bir soyguncudur. Sadece rehin aldığı müşterilerin değil, yetkililerin de kafasını karıştırıp dikkatini dağıtacak çok titiz bir plan yapmıştır. Dışarıda banka önünde toplanan kalabalıktaki gerilim düzeyi hızla artarken hummalı bir çalışmaya giren Frazier ve kurmayları, bütün dikkatlerini Russell´ın kontrolü kaybetmesine vermişlerdir. Soyguncular sürekli olarak polisin bir adım önünde gibidir. Bitmek tükenmek bilmeyen akıl oyunlarıyla Frazier ve Darius´u her aşamada safdışı bırakırlar. Bu işin içinde başka işler olabileceğine dair Frazier´ın birtakım kuşkuları vardır. Bayan borsa brokerı Madeline White´ın devreye girişiyle beraber olay bambaşka boyutlar kazanır. Madeline´ın, Russell ile özel görüşme yapmayı talep etmesiyle Frazier´ın kuşkuları doğrulanmıştır. Öte yandan bankanın Yönetim Kurulu Başkanı Arthur Case de ele geçirilen şubenin içinde olup bitenlerle dakika dakika ilgilenmektedir. Soyguncular tam olarak neyin peşindedir? Saatler ilerledikçe daha da gerginleşen durumu yatıştıracak tedbirler neden işe yaramamaktadır? Durum giderek belirsiz hale gelirken Frazier artık bu işin içinde birtakım görünmez bağların olduğuna, başka bir yerlerde gizli toplantıların sürdüğüne ikna olmuştur. Sadakatlerin ve davranışların sorgulandığı ortamda çok riskli bir kedi-fare oyununa başlamıştır. Ancak oyunun kuralları sürekli değişmektedir. Atacağı yanlış bir adım, sinirleri sürekli diken üstünde tutan bu kedi-fare oyununun felaketle sonuçlanmasına yol açabilecektir
  • Afiş
    98. The Big Knife (1955)
    6.9 (1,521 Oy)
    Yönetmen: Robert Aldrich
    Oyuncular: Jack Palance, Ida Lupino, Wendell Corey, Jean Hagen, Rod Steiger
  • Afiş
    99. Claustrofobia (2011)
    5.6 (510 Oy)
    Yönetmen: Bobby Boermans
    Oyuncular: Dragan Bakema, Alison Carroll, Jappe Claes, Ernst Dekkers, Peter Faber
  • Klostrofobik Filmler


    by Sinigami | son güncelleme: 09 Ocak 2013
    • Afiş
      101. The Lady Vanishes (1938)
      Kaybolan Kadın
      8.0 (23,933 Oy)
      Yönetmen: Alfred Hitchcock
      Oyuncular: Margaret Lockwood, Michael Redgrave, Paul Lukas, Dame May Whitty, Cecil Parker
      Açıklama: Genç Iris Henderson Balkanlar'da geçirdiği tatilinin ardından trenle ülkesine dönmektedir. Tren kötü hava nedeniyle yolda kaldığında yolcular küçük bir kasabadaki bir otele yerleşirler. Iris burada yaşlı bir kadın olan Miss Froy ile tanışır.

      Havanın düzelmesiyle tren yolculuğunun yeniden başlamasından bir süre sonra Iris Miss Froy'un ortadan kaybolduğunu ve onun kıyafetlerini giyen bir başka yolcunun olduğunu farkeder. Diğer yolculara bunu anlattığında müzisyen Gilbert hariç yolcuların hiçbiri Miss Froy'u hatırlamaz. Iris'e inanan Gilbert ona Froy'u bulma konusunda yardım edecektir.

      Alfred Hitchcock'un komedi vurgusu taşıyan nadir filmlerinden biri olan The Lady Vanishes yönetmenin İngiltere döneminin sonunda önemli bir ticari başarı yakalamasını ve Hollywood'un dikkatini çekmesini sağlamıştı
    • Afiş
      102. The Vanishing (1993)
      Kayboluş
      6.1 (12,262 Oy)
      Yönetmen: George Sluizer
      Oyuncular: Jeff Bridges, Kiefer Sutherland, Nancy Travis, Sandra Bullock, Park Overall
      Açıklama: İki sevgili olan saskia ve rex tatil yapmak için arabalarına yola çıkarlar. bir süre sonra mola vermek için dururlar ve siskia markete girer ve bir daha iki sevgili biirbirlerini göremezler...
    Afiş
    100. Paranormal Activity (2007)
    Paranormal Activity
    6.4 (116,710 Oy)
    Yönetmen: Oren Peli
    Oyuncular: Katie Featherston, Micah Sloat, Mark Fredrichs, Amber Armstrong, Ashley Palmer