25 Nisan 2013

Gergedan Mevsimi, Bahman Ghobadi 2012


Helin Kaymak

İçinde Bir Şiir Öldüğünde, Cesedi Kokar!



Bahman Ghobadi'nin yazıp yönettiği filmin, başrollerini Behrouz Vossougi, Monica Bellucci, Yılmaz Erdoğan, Caner Cindoruk, Beren Saat, Belçim Bilgin  üstlenmişler.
Gobadi'nin aile dostu olan ve İran İslam Devrim'i sırasında bir iftira gerekçe gösterilerek (siyasi şiirler yazdığı gerekçe gösterilerek) 30 yıl hapsedilen İranlı Kürt şair Sadegh Kamangar'in dramatik hayat hikayesinden esinlenilerek çekilen film, şaire ve İran'daki siyasi tutsaklara atfedilmiş.
Filmde, Sahel ve eşi Mina, sapkın bir aşığın, aşkına (Mina'ya) ulaşabilmek adına attığı iftira nedeniyle hapse atılırlar.10 yıl sonra serbest bırakılan Mina'ya eşinin öldüğü söylenerek ona bir mezar gösterilir ve Mina eşinin öldüğüne inanarak, iki çocuğunu da alıp İstanbul'a yerleşir. Yıllar geçtikten sonra özgürlüğüne kavuşan Sahel, eşi ve çocuklarını dramatik/şiirsel bir harmanla aramaya başlar.
Genel akışı itibariyle, Ghobadi filmleri gerçekliğinin dışında postmodern denilebilecek düzeyde imgelerle örülü filmde güzel bir duygu ve hikaye (gerçek bir yaşamdan esinle, dönemin toplumsal algısı ve gerçekliğini çok daha rahat aktarabilecekken) olmasına rağmen, sembolik anlatım tekniğinin etkin kullanılamamasından ötürü seyirciyle bütünleşemeyen ve kendini anlatamayan bir durum hakim. Ancak Ghobadi klasikleri olarak düşündüğümüz, filmlerini göz önünde bulundurduğumuzda, toplumsal olayları sarsılarak, gerçeklik algımızı pekiştirerek ve belki de uzunca zaman etkisi altında kalarak izlediğimiz filmlerinden farklı olarak Gergedan Mevsimi hem görüntü hem de sanat yönetimi bakımından sanat filmi değerlendirmeleri yapılacak kadar çok yol kat etmiş. Renk dokusu ve oyunculuklar hakkında kendisine olumsuz hiç bir şey söyletmeyecek hakimiyete sahip olan Ghobadi'nin İran'ı terk ettikten sonra, yönettiği ilk film olması ve oto sansürsüz ilk filmi olması nedeniyle yönetmenin asıl tarzının bu örüntü üzerinden mi değerlendirileceği yoksa tarzını büsbütün değiştirdiği üzerinden mi değerlendirileceği sanıyorum bir sonraki filminde anlaşılacak.  
Film, sapkın aşığı nedeniyle Eşkıya Filmini anımsatırken, Sahel'in kızıyla farkında olmadan beraber olması da İçimdeki Yangın Filmi duygusunu yoğunlaştırmış. Ghobadi izleyicilerinin şaşırarak izleyeceği ancak önceki filmlerinden bağımsız düşünülebilirse izlemeye değer bir film. Belki de üslubundan ötürü okumaya değer bir şiir demeli.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

bu nasıl güzel bir film yahu, ghobadi tarzının dışına çıkmış ama çıkmamış... karakterlere iç dokunmadan nasıl da işlemiş.. tebrik ederim filmi beğeniyle izlemiştim yazınızı da beğeniyle okudum. sevgiler.

ali rıza dürü dedi ki...

Ghobadi bir dönüşüm sürecinde, merakla bekliyor ve destekliyoruz.